Anlatmadan Anlaşılmak


Her insanın kendine göre kabul ettiği ya da kabullendiği bazı olumsuz yönleri vardır. Sanırım benim de artık kabullendiğim kendimce bir kötü yönüm var o da insanlara karşı hep açıklayıcı olma isteği. Nedendir bilmiyorum farkında olsam da açıkladığım meseleleri anlamayan insanlara tekrar tekrar açıklama isteği duyuyorum. Bu bir sabır göstergesi midir? Yoksa sabırsızlığa maruz kalıp defalarca açıklama gereği duyduran insanları kırmama çabası mıdır? Bilemiyorum. Aslında kimseye açıklama yapma gereğimin olmadığını biliyorum. Açıklama yapma gereğimin olmayacağı kadar önemsemediğim insanlar olduğunu da biliyorum ama nedense sinirlerimi bozsalar bile yine de kendimi açıklama yaparken buluyorum. Bir insan başka bir insanda ne kadar değerli olursa olsun eğer o insan diğerini anlamak istemiyorsa anlatma çabası boşunadır. Peki, açıklananlar doğru olduğu halde bu boş çaba nedendir? ‘Karşımızdaki insan bizim için ne kadar önemli olursa olsun ya da ne kadar önemsiz olursa olsun anlamak istemediği konularda eğer yine de açıklama yapma gereği duyuyorsak o zaman açıklanmaya çalışılan meseleler yalanlardan ibaret olduğu için açıklama gayesi inandırmaya çalışmaktan başka bir şey değildir.’ Düşüncesiyle karşılaşabileceğimi düşünmüyor değilim ama esasında kimin neye ne kadar inandığının benim için hiçbir önemi yok her ne kadar açıklamalarım doğru olsa da. Şimdi burada yazılanlar da birer açıklama çabası değil midir? Diyebilirsiniz belki öyledir. Ancak yazılan her şey, söylenen her söz, açıklanan ya da açıklanmaya çalışılan her mesele zaten bir anlaşılma yoludur.

İnsan neden anlaşılmak ister? Ya da anlaşılmıyorsa neden inatla anlaşılmak için açıklamalardan geri duramaz?

İnsan kendine neden engel olamaz?

 İnsanları kırmayı sevmiyorum bu nedenle de bazen yapmak istemediğim şeyler yapabiliyorum. Bu belki benim elimdedir ancak kendimi ne kadar tanıyor olursam olayım bu karşı konulmaz gerçeğe karşı hiçbir şey yapamıyorum. Bu bir papatyanın gül olmadığının bilindiği halde papatyaya gül demek gibi bir şey. Kimseye hiçbir açıklama yapma mecburiyetinde değilim ama yine de papatyaya gül demekten başka bir şey gelmiyor içimden. Sanırım bunu değiştirmeliyim. Ya papatyaya gül dememeyi öğrenmeliyim ya da papatya ile Gül’ü kendimden uzaklaştırmalıyım.

Beni tanıyanlara selam olsun tanımayanlara artık selamımla birlikte bu açıklamam son olsun.


Like it? Share with your friends!

1 share
Serkan Emir
Ben bir yazar aday adayı olarak pek çok yazı ve kitap çalışması yapıyorum. Okumayı ve yazmayı çok seviyorum ve bu anlamda insanın en iyi dostunun, sırdaşının ve psikiyatristinin kendi kalemi defteri olduğunu düşünüyorum.

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Send this to a friend