Babalar ve Oğullar-İnceleme


Kitabın Yazarı: İvan Turgenyev

Çeviren: İpek Söylemez

Sayfa Sayısı: 301

Kitabın incelenme sebebi: İvan Turgenyev’in Babalar ve Oğullar adlı kitabının nasıl klasik bir figür olduğunu görmek istememdi aslında. Kitap, Nihilist Felsefe akımının karakterin üzerinde barındırılmasıyla aslında o dönemki topluma aykırı bir duruş sergilemiştir. Bu aykırı duruşu da İvan Turgenyev gibi büyük bir yazarın kaleminden görmek istedim.

Kitabın Konusu: Aslında kitabın konusu üç aile arasındaki olaylar örgüsünden oluşuyor. Ama bu üç ailenin kesişim kümesi olan kitabın ana kahramanı “Pavel” in hayatı üzerinden Nihilist felsefe anlatılmış. Tabi bir de kahramanımızın o dönemki şartlara aykırı ve toplumun benimsediği kuralların tam aksine davranışları sebebiyle yaşadığı olayların da konuyu oluşturduğunu söylemek mümkün.

Kitabın kendi alanı içindeki yeri ve önemi: Kitabın klasikler arasına girdiği herkes tarafından bilinse de Turgenyev’in de en önemli eserleri arasında sayılması kitabın diğer dünya klasikleri arasındaki yerinde de ayrı bir öneme sahip olduğunu gösteriyor.

Yazarın Hayatı: 9 Kasım 1818’de Orel kentinde doğar. Babası soylu bir ailedendi, fakat yoksul düşmüşlerdi. Süvari albayı baba Turgenev, Spasskoye malikanesinin sahibi, yaşlı bir kadın olan, Varvara Petrovna Lutovina ile evlenir. Bu evlilikten İvan doğar. Okumuş, eğitime, kültüre düşkün fakat bir o kadar da sert olan annesi, suç işleyen toprak kölelerini acımasızca cezalandırır, kırbaçlatır. Turgenyev’in fikirleri bu durumlar yüzünden küçük yaşta şekillenmeye başlar. Aile 1827’de Moskova’ya göç ettiğinde Turgenev özel okullarda eğitim görüp, özel öğretmenlerden dersler alır. Henüz bir çocukken; Almanca, İngilizce ve Fransızca’yı anadili gibi konuşmaya başlar. Daha sonra Moskova ve Petersburg üniversitelerinde okur. Felsefe fakültesini iyi derecede bitirir.

Daha sonra Almanya’ya gider. Berlin Üniversitesi’ne girer ve Almanya’da 4 yıl süreyle kalır. Tarih, klasik filoloji dallarında çalışmalar yapar, Yunanca ve Latince öğrenir. Yurduna döner ve Petersburg Üniversitesi profesörlük sınavını kazanır. O dönemde Alman felsefesi ülkede benimsenmediği ve kuşku ile bakıldığı için ders verme olanağına kavuşamaz. 1842 yılı Turgenev için dönüm noktasıdır. O sırada Rus eleştirmen Belinski ile tanışır. Belinski’nin dialogta olduğu insanlar toprak köleliğine karşı duran aydın kesimidir. İlk yazınsal denemeleri dışında ilk ciddi çalışmaları 1842’ye rastlar. Seçtiği yol; Puşkin’in ortaya attığı ve Gogol’ün geliştirdiği gerçekçiliktir. Onu üne kavuşturan ilk yapıtı “Bir avcının notları” adını taşıyan dizidir, 1880 baskısında bu kitap 25 öykü içerir. Öykülerin konuları; toprak ağası ve köylünün yaşayışı, içinde bulunduğu koşullardır.

1852 yılında Gogol’ün ölümü üzerine Turgenev bir yazısını kaleme alır, sansürün yasakladığı bu yazı Moskova dergilerinde çıkınca, tutuklanır ve bir ay hapiste yatar. Bundan sonraki bir yıl boyunca da polis gözetiminde yaşar. 1855 yılından sonra büyük romanlarını yayımlamaya başlar. Bu romanlarda tıpkı annesi gibi; kültürlü çiftlik sahiplerini canlandırır ve tümünde evrimci-liberal bir dünya görüşünü vardır. 1862 yılından sonra yayımladığı her romanında ise eleştirmenlerin saldırılarına maruz kalır. Turgenev iki yıl kadar süren bir hastalıktan sonra, 3 Eylül 1883’te Fransa’da Paris yakınlarındaki Bougival kasabasında ölür. Cenaze töreni aynı yılın 9 Ekim’inde Petersburg’da yapılır.

Edebiyat dünyasına damgasını vuran ve Nihilizm’in temel taşı varsayılan romanı Babalar ve Oğullar’ın konusu 1859’da geçer. Epilogu ise toprak köleliğinin kaldırılmasından (1861) sonraki dönemi anlatır. Bu dönemde Rus yaşayışının en önemli sorunu olan; serflik ilişkilerinin insana aykırılığını, feodal-aristokrat Rusya’nın yıkılışını, yeni burjuva-demokratik güçlerin yükselişini gerçekçi biçimde yansıtır. Babalar ve Oğullar’da reformist akımla, radikal akımın çatışmasından oluşan nihilizmi vurgular. Bu roman için Dostoyevski gibi bir aydın edebiyatçının bile; romanın kahramanı nihilist Bazarov için “uydurma bir kişi” demesi bile romanlarının farklılığını kanıtlar.

Eserleri:

  1.  Bir Avcının Notları (1852-Öykü)
  2. Rudin (1855-Roman)
  1. Asilzade Yuvası (1855-Roman)
  2. Arefe (1858-Roman)
  3. Babalar ve Oğullar (1862-Roman) (nihilizm konusunda yazılmış ilk roman)
  4. Tuğbay (1867-Öykü)
  5. Ham Toprak (1876-Roman)
  6. Duman (1870-Roman)
  7. Bozkırda Bir Kral Lear (1870-Öykü)
  8. İlk Aşk (Roman)
  9. Turgenyev’in Mektupları (https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0van_Turgenyev)

Kitabın Özeti: Ana kahramanımız Bazarov ve arkadaşı Arkadiy okuldan mezun olduktan sonra Arkadiy’in ailesinde belli bir süre kalmak üzere Arkadiy’in evine doğru yola çıkarlar. Bazarov nihilist düşünceye sahip bir doktordur ve halk ile soylu sınıfı arasındaki Rusya’da alışılagelmişin dışında bir karakterdir. Bu farklı karakter sebebiyle Arkadiy’in evinde kaldığı süre boyunca Arkadiy’in amcası Nikolay Petroviç ile dahi tartışır. Hatta bu tartışmadan doğan nefret Bazarov’un Nikolay Petroviç (Arkadiy’in Babası)’in karısı Feniçka’yı öpmesi ile düelloya dahi dönüşür. Kendisini hiçbir şeyi kabul etmeyen bir adam olarak tanımlayan Arkadiy aşkı da kabul etmez ta ki dostu Arkadiy’in de âşık olduğu Madam Odintsova’yı görene dek. Aşkına karşılık bulamayan Bazarov, kendisini arkadaşından da Madam Odintsova’dan da uzaklaştırır. Kendi ailesinin yanına döner ve babasına köylülerin sağlık sorunlarıyla ilgili yardımcı olmaya çalışır. Gerçi düşüncesi ve karakterinden dolayı anne ve babasına sert biçimde karşılık veren Bazarov, ailesinin kendi üstüne çok düşmesi halinde evi terk edeceğini dahi belirtir. Bir gün köydeki birine yardım ederken hastalığa tutulur ve ölüm döşeğine gelir. Ölmeden önce aklı Madam Odintsova’dadır, bir mektup hazırlar ve onu sevdiği kadına göndermesi için babasına verir. Madam Odintsova da bu durumun üzerine Bazarov’un yanına bir doktorla gelir. Ve kahramanımız ölmeden önce onu alnından öperek son yolculuğuna uğurlar.

Kitabın Hedef Kitlesi: Dünya klasiği olmasından ötürü bu kitabın her kitleye hitap ettiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Ancak nihilizm felsefesini de içinde barındırdığı için felsefi yaklaşımlara ayrıca ilgi duyan insanlar da ayrı bir hedef kitlesi olarak görülebilir.

Kitapta Kullanılan Dil: Kitapta kullanılan dil herkesin anlayabileceği şekilde yazılmış ve noktalama işaretlerinin kullanımının çok yerinde olduğunu ve anlam karışıklığına yer verilmediğini söyleyebilirim.


Like it? Share with your friends!

Batuhan Ulaş
Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olup şu an avukat olarak çalışıyorum. Mesleğimden ziyade edebiyata daha meraklıyım. Edebiyatın insanı insan yapan değerlerden biri olduğunu düşündüğüm için bu sitedeyim.

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir