İnsanın Evi Anlaşıldığı Yerdir


Geçenlerde sosyal medyada dolaşırken bu sözü görmemle geçmişe bir yolculuk yaptım adeta.

Çocukluk ya da ergenlik döneminde sizin kendinizi yeterince ifade edemediğiniz anlarda , (yargılandığınız , suçlandığınız ya da boş bakışlarla anlaşılmadığınızı hissettiğiniz o anlarda) ne hissederdiniz , yaşadığınız ortam size ev gibi gelir miydi hiç.

‘’ İnsan anlaşıldığı yerde çiçek açar ‘’ diyordu başka bir yerde de. Ne kadar doğru gerçekten. Sizi can kulağıyla dinleyen , duygularınıza önem veren kişilerin yanında siz de çiçek açmaz mısınız.

Leb demeden leblebi’yi anlayan , kendimizi ifade etmek zorunda kalmadan anlaşıldığımız ortamlarda hepimiz çiçek açarız bence de. Mevlana bunu dilsiz dudaksız konuşmak olarak tanımlıyor , bu tanımda çok hoşuma gider benim. Böyle insanlar varsa çevrenizde kıymetini bilin derim , nadir rastlanır onlara çünkü. Hatta günümüzde o kadar az rastlıyoruz ki , nesilleri tükenmeden korumaya almalıyız gibi geliyor bana.

Duyarlı ve hassas olmak çoğunluğun gözünde aptallık ve enayilik olarak görülebiliyor , oysa ne kadar kıymetli değerler. Bu dünyada halen yaşayabiliyorsak bu insanlar sayesinde yaşadığımızı düşünüyorum , sokak hayvanlarına , çevreye , kadına , doğaya duyarlı bu zarif insanlar … yerine göre elini taşın altına koymaktan çekinmeyen , toplumsal duyarlığı arttırmak için çaba sarf edenler sayesinde.

Bazen de elimizin altındakilere alışıp yanımızdayken kıymetini bilmek yerine kaybettikten sonra değerini anlıyoruz ki geçmiş olsun derim. Çünkü artık giden gitmiştir. Peyami Safa ; ‘’sabırlı insanlara dikkat edin onların sabırları tükendiğinde gemileri değil , limanları yıkarlar ‘’ derken ne kadar haklı.

Özdemir Asaf ‘’ ah benim dağ gibi durup , dal gibi kırılan kalbim ‘’ derken ne güzel anlatmıyor mu aynı gerçeği.

Ev deyince bende sıcak duygular hissedebildiğim yerler aklıma gelir , yoksa mecburen yaşamak zorunda olduğum yerler ya da kişiler değil. Bazen bir otel odası bile size ev sıcaklığını verebilir duruma göre. Ya da sadece iç dünyanızla baş başa kaldığınız doğanın içindeki bir bank bile bunu hissettirebilir yeter ki siz onu duymaya hazır olun.

Kalabalıklar içinde yalnızlıklar daha acı gelir bana. Orada görülmez ve duyulmazsınız çünkü. Varlığınız değer görmez , anlaşılmazsınız ve tıpkı sulanmayan çiçekler gibi kuruyup ölürsünüz günden güne.
Birilerinin gözlerinde ve yüreğinde anlaşıldığınızı hissettiğiniz yer sizin gerçek evininizdir.

Arzu AYMAN


Like it? Share with your friends!

Arzu Ayman
Marmara Üniversitesi PDR mezunuyum. Yazmak benim için yaşam tarzım diyebilirim. Ögrendiklerim ve hissettiklerimle yüreklere dokunabilirsem ne mutlu bana...

2 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir