Kanadı Kırık Ruhlar


Bizler şehir hayatında yoğun karmaşanın içinde kanadı kırık sekiz ruh bir araya gelerek ilk fırsatta kendimizi doğanın koynuna atmıştık. Saatler süren bir yolculuktan sonra, yüksek bir vadide salına salına dizilmiş maki ve fıstık ağaçlarının arasında tertemiz bir göl kenarındaydık.

Araçtan iner inmez göl kenarında kısa bir tur atarken aynı zamanda ciğerlerimize de bol oksijeni çekiyorduk mutluluğumuza diyecek yoktu. Manzara müthişti ve huzur kokusu yüreklerimizi eritiyordu adeta. Her birimizin amacı içimizdeki tırtılı kelebeğe dönüştürüp öyle ayrılmaktı buradan, hiç birimiz geldiğimiz gibi dönmemeli, dönüşmeliydik.

Göl kenarında yuvarlak olarak oturduk, nefeslerimizi açtık ve sonrasında dönerken yanımızda götürmek istemediğimiz negatif duygularımızı fark edebilmek için beş dakika sessiz kaldık. Ardından sırası gelen dağlara karşı haykırarak duygularını boşaltmaya başladı. Kimler neler neler söyledi tahmin bile edemezsiniz. En sakin sandıklarımız bile meğer ne kadar doluymuş. Çalışmanın sonunu bir meditasyonla bitirdik, ağaç olduğumuzu düşünerek dallarımızı sallayarak negatif duygularımızdan kurtulmayı seçtik. Yaklaşık 90 dakika sonra çalışmayı sonlandırdığımızda herkes daha yorgun ama daha huzurluydu.

Dağılmadan önce gruptan bir delikanlı bir sürprizi olduğunu söyleyerek zaman istedi ve içimizden bir genç kıza duygularını açtı. Öyle saf öyle içtendi ki, aniden gelişen bir durum olduğunu önceden planlamadığını söylediğinde hepimiz inandık ve alkış sesleri eşliğinde yeni çiftimizi kutladık. Hatta bazılarımızın göz pınarlarından iki damla yaş geldi.

İçimizdeki tüm sesler susmuştu. Kimimiz yalnız kalmayı seçerken kimimiz ikili gruplar halinde yemek vaktine kadar sohbet etmeyi seçtik.

Ertesi gün ayrılırken hepimiz bir yanımızı burada bırakarak ayrılıyorduk, giderken bıraktıklarımızın yanında hangi duyguları beraberimizde götürdüğümüz de bırakın bize kalsın.

Darısı başınıza.


Like it? Share with your friends!

Arzu Ayman
Marmara Üniversitesi PDR mezunuyum. Yazmak benim için yaşam tarzım diyebilirim. Ögrendiklerim ve hissettiklerimle yüreklere dokunabilirsem ne mutlu bana...

7 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Arzucum göl kenarına götürdün beni, hep bırakabilsek fazlalıklarımızı göllere, nehirlere, denizlere ya da onlar gibi akmayı becerebilsek biz de. Sevgilerle canım.

Send this to a friend