Kendi Cennetini Yarat


Yaşamak, en basit tanımıyla nefes almaktır. Sadece yaşadığı için mutlulukla koşan insanlar görebiliyor musunuz çevrenizde? Hayır mı, anlaşılan yerini toplumu saran mutsuz insanların oluşturduğu bir çembere bırakmış. Öyleyse toplum nedir? Kendilik değerini bulamamış insanların toplamına toplum diyebilir miyiz?

Düşünsenize, küçücükken başladık okul sıralarından geçmeye. Biz büyüdükçe gittiğimiz okullar değişti, insanların bizden beklentileri değişti, kendimize seçtiğimiz roller değişti. Peki ya biz? Toplumun içinde değilken biz aslında kimiz?

Toplum bize her daim başarılı olmayı, kendi ayaklarımızın üzerinde durmayı, en iyi okullara, en iyi bölümlere gitmeyi, en iyi eşi seçmeyi kafamıza vura vura öğretti. Peki biz gerçekte ne istiyorduk, özgür bir seçim hakkımız olsaydı nasıl bir hayat seçerdik kendimize?

Mutluluk en iyi okullarla, en yüksek puanlarla gelmedi ve biz de bekledik.. Mezun olunca her şey daha farklı olacak, çok mutlu olacaksın! Kariyerin sağlam olursa çok mutlu olacaksın! Evlendiğin insanın hali vakti yerindeyse seni de seviyorsa oh daha ne olsun! Dur önce bir çocuğun olsun bak gör neler değişecek hayatında! Kapanışta ise, tebrikler! emekli oldunuz artık rahatsınız şimdi kendi istediklerinizi yapabilir ve torunlarınıza bakabilirsiniz!

Bize kurulan sistem tam olarak bu düzende işlerken, biz bu sistemin neresindeyiz? Yaşlanmaktan korkan insanoğlu her ne hikmetse mutlu olmayı yaşlılığına bırakıyor. O yaştan sonra da sağlık sorunları baş gösterince diğer tarafa kalıyor hayaller. Yaşamak böyle olmak zorunda mı? Yoksa başkaldıran ve kendi yoluna, asıl istediği şeye yönelen insanlar bu senaryoyu yaşamadan da mutluluğa erken yaşta sahip olabiliyor mu?

Hangi yaşta olursan ol hala gerçekten istediğin şeyin ne olduğunun farkına varabilir ve o yöne gidebilirsin. Topluma uyum sağlamak isteyen sendin. Birilerini suçlamak yerine bu günden sonrası için hayatının dümenine geçebilir ve mutlu olmayı seçebilirsin. Zor olan şey yaşam değil, insanın kendi için özene bezene kurduğu cehenneminden çıkmak istememesi! Cervantes “Bir gün bir gün diye ilerleyenler hiçliğin evine varırlar.” demiş ya hani! Daha fazla ertelemeden düşlediğimiz hayat için harekete geçsek, sadece içimizden gelenleri yapsak nasıl olur?

Alacak kaç nefesimiz daha var bilmiyoruz. Hiçliğin evine varmadan, kendi cehennemimizden çıkıp, cennetimizi yaratmak tamamen bize kalmış.

Nurseli TÜFEKÇİ


Like it? Share with your friends!

İnce Tezat
Kişisel yazılarınızı bize göndererek sitemizde yer almasını ve daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz. https://www.incetezat.com/misafir-yazarlik/

5 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Anne – babaların tek düşüncesi çocuklarının ileride başarılı, saygılı kendi ayakları üzerinde durabilen insanlığa faydalı bir kişi olmasını sağlamaktır. Biz bu mücadele içerisinde cenneti çocuklarımızda bulduk. Tebrik ediyorum kızım. seni ‘seviyoruz.

Send this to a friend