Yarası Saklım


Bir psikoloğun kapısındayım, günlerce süren gel-gitlerimden sonra sonunda buradayım işte. Derin bir nefes alıyor ve kapıyı vurup içeri giriyorum. Sıcacık bir tebessümle karşılanıyorum içten bir tokalaşma izliyor bunu, ellerim gibi yüreğimde ısınıveriyor birden. Henüz aramızda sözlü bir iletişim başlamadan bile buranın doğru adres olduğunu hissedip gevşiyorum.

Sakin ve huzurlu bir ortam, söze nereden başlayacağımı düşünürken bir anda kendimi sohbetin ortasında buluyorum. Ve hiç susmadan, patlayan bir volkandan çıkan lavlar misali anlatıyorum, geçmiş ve şimdi birbirine geçiyor konuşurken. Nasıl rahatladığımı anlatamam, meğer yargılanmadan dinlenmek ne güzel bir şeymiş. Kabuk bağlamış yaralarım kanıyor belki ama irinler de atılıyor bir yandan…

Yağmur hanım çok az araya giriyor sorduğu sorularla beni yönlendirirken kimi zaman farkındalık yaşamama kimi zaman da sorgulamama neden oluyor. Tanıştırmayı unuttum psikoloğum olur kendisi. Bazen ikimizde susuyoruz. Bu da çok normalmiş, meğer birinin yanında endişe duymadan susmak da güzelmiş, yeni şeyler öğreniyorum bugün.

Beni buraya getiren bir ilişki problemiydi, bu yüzden ben hep onu anlatmak isterken Yağmur hanım, daha çok benim tepkilerim ve hissettiklerimle ilgileniyor. ‘’Tango iki kişiyle yapılır’’ diyerek, bana düşen sorumlulukları hatırlatıyor. Bazen kızıyorum ona ama sonunda rahatlamış ve anlaşılmış hissederek çıkıyorum aynı kapıdan. Zaman nasıl geçti hiç anlamadım, boşuna telaşlanmışım yani.

Yeni şeyler kurabilmek için eskileri yıkmak gerekiyormuş meğer. “Acele etmeyelim taşlar yavaş yavaş yerine oturacak” derken bakışlarıyla yüreğime umut ve güven aşılıyor sanki. Kısaca sevdim bu kadını ben. Ha unutmadan çıkarken kafamın daha çok karıştığını söylediğimde de gülümsedi ve sevindiğini söyledi. Garip ama sevimli… Sonraki buluşmayı iple çekiyorum.


Like it? Share with your friends!

1 share
Arzu Ayman
Marmara Üniversitesi PDR mezunuyum. Yazmak benim için yaşam tarzım diyebilirim. Ögrendiklerim ve hissettiklerimle yüreklere dokunabilirsem ne mutlu bana...

6 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Yanında güzelce susabileceğimiz ve suskunluğumuzu giderebileceğimiz arkadaşlar, iyi ki varlar.
    Çok güzel yazmışsınız Arzu Hanım, kaleminize sağlık, tebrik ederim.

  2. Yargıların, beklentilerin bizi ne çok yorduğunu ne güzel anlatmışsın, Ahmet Beye katılıyorum, şöyle keyifle susabildiğimiz aralıklar iyi ki varlar. Kalemine sağlık. Sevgilerle canım.

Send this to a friend