• Sen

    Ben sendeki beni sevdim, Seninle baktım gözlerime, Seninle izledim yıldızları, Seni sakladım kuytulara, Şeffaf, geçirgen bir aralıkta  Karıştım sana. Bir baktım ki yokmuşum…

  • Vedalaşma

    Elveda diğer yarım En son ben sende varım Susup haykırsam seni Bende kalır öbür yanın Sessizce gidişin olmadı elbet Yakıp yıktın kıyamet Vedayı en iyi...

  • Hangi Hayatın Direnişi Atıyor Kalbinde

    Bazen kelimeler ağırdır, bazense susmalar.Ne suskunluklar inançsız bir umuda meşale olabilir, ne de konuşmalar.Bazen alır aklını gidersin bedeninden kilometrelerce uzağa,Sanırsın ki bedeninle birlikte kalbinde geride...

  • Fürûşan

    Cömertlik ülkesinde,Tanedeki değeri bilen gönüllerde. Öyle bir gönülde ol ki Kuş üzümü değerinde. Kimi cevheri görür Bir kuş üzümü tanesinde,Kimi de mücevheri değerli bilir Cevherci haznesinde. Meydan oku Nasırlaşmış...

  • Tanımıyorum

    Seni tanımıyorum, gözlerini tanıyorum,Çok yıkanmıştım içlerinde, özlüyorum…Gözlerinin sesi çarpmıyor artık kirpiklerimeSevgini duyamıyor tulumba olmuş kalbimToprak oluyor akamete mahkûm yüreğimGözümden çıkanla birleşip çamurlaşıyorum… Seni tanımıyorum, yüzünü...

  • Sessiz Çisenti

    Uzak bir otobüs yolculuğu gibi gözlerini gölgelerin çocukluğuna dikip ağırdan yürüdüğü nefes yolculuğunun henüz başında anlamıştım kesici sessizliğin içinde ki kanamış ruhların, yalnızlığı birbiriyle paylaşabildiğini....

  • Ben İstanbul

    Ben İstanbul, Yedi tepenin üzerine kurulmuş kadim şehir. Bazen kız kulesinin yalnızlığını yaşatan, Bazen galata kulesinin gürültüsünü tattıran Bir tür sihir. Kiminin diline dolanan hareketli...

  • Sınırlar

    Sınırlar, setler, kapaklar Bir salkım söğüdün kurumasına Bir kedinin sevgi arayışına ağlayan yürek Bir yerde, nasıl öldürebiliyor rengine bakıp insanları Nasıl oluyor bu Sınırsızlıktan mı...

  • İade

    Parıltı silsilesi ta’b etti gönlüme, Sızmış hayaller tâc oldu rûya hâneme… Ufkum; çöllere sevketti ruhumu. Başıboş berduş demlerinde, Yaşıyorum halim divane. Akla zarar ruha ziyan...

  • Gurbet

    Kalbinin karası mıydı ellerine bulaşan,Yüreğinin kiri miydi gözlerine dolan? Hangi iklimlereydi çektiğin hasret,Hangi ruhlaraydı biriktirdiğin nefret? Suya mı hasretti çatlayan dudakların,Derman mı arıyordu kanayan ellerin?...