4 Enişte 1 Cenaze


4 Enişte 1 Cenaze

Kitabın yazarı: Duygu Yazıcıoğlu

Yayınevi: Küsurat yayınları

2.Baskı: Ekim 2018

Sayfa Sayısı: 160

İnternette yeni çıkan kitaplara göz gezdirirken gördüğüm olumlu eleştiriler bu kitabı seçmemde önemli bir etken oldu açıkçası. Özellikle yazarın kendi mesleğinden yola çıkıp bu hikâyeyi bize sunması gerçekten ilginç. “Onun dünyasından bir de ajans insanlarını görelim arkadaş” merakıma yenik düştüm. İyi ki de düşmüşüm.

Kitabın konusuna gelecek olursam; Kahramanımız Yartu Tanak’ın dedesinin aniden ölümü ve mirasını metresine bırakmasıyla dımdızlak ortada kalan bir aile ve bu ailede birbirinden eşsiz karakterde olan eniştelerin kahramanımıza açtığı belalar silsilesini konu ediniyor.

Kitabı diğer kitaplardan ayıran özellik çok eğlenceli olması. İlk kitabında bu kadar olaylar silsilesini okuyucuya güldürerek aktarmak bana kitabı iyi ki seçmişim dedirtti. Yazarın kendi mesleğinden kesitler sunması da karakterleri daha iyi okuyucuya aktarmasına sebep olmuş.

Duygu Yazıcıoğlu kimdir?

1985 yılında İstanbul’da doğdu. Sabancı Anadolu Lisesinin ardından Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri Bölümü’nü bitirdi. İletişim sektöründe dirsek çürütmeye 2008 yılında, Aktüel dergisinde muhabirlik yaparak başladı. Pek çok dergi ve İnternet sitesinde editörlük yaptıktan sonra dijital ajanslarda “Ajans İnsanı” olarak havalı bir hayat sürmeye karar verdi. Kendisi iyi bir insan ama berbat bir görümce. Bir eniştesi, birçok yengesi var. 1

Özet: Kahramanımız Yartu Tanak güzelce hayatına devam ederken dedesinin ani ölümüyle karşılaşır. Dedesinin ani ölümü ecelden çok; metresiyle yaşadığı hızlı kaçamaktan dolayı olur. Ancak asıl mevzu kaçamak değil, bütün mirasını dedenin metresine bırakmasıdır ve böylece aile mirastan pay alamayıp dımdızlak ortada kalır. Çalışma hayatına böylelikle mecburiyetle giren Yartu Tanak, bir reklam ajansı olan Arife Tarife’ye başvurur. Patronla ilk tanışma için beklemeye başlarken duvarda albatros resimi dikkatini çeker. Sonradan patronun isminin de Albatros Boramir olduğunu öğrenir. Albatros Boramir, zengin çocuğu, geceleri barlarda gezen, ofiste lahmacun yenmesine, Türkçe kelimeler konuşulmasına, çay içilmesine kıl olan bir tiptir. Dar paça pantolon giyilmesini de zorunlu kılan patronun gözüne girmeye kararlı olan Yartuk 2 yıl boyunca durmadan çalışır. Her şey güzel giderken ofisine gelen misafirin hayatını değiştireceğinden habersizdir. (ENİŞTESİ) Buhara Enişte, ucuza kendi çekyat mobilya şirketine reklam yaptırmak için Albatros Boramir’den randevuyu kapmıştır. Buhara Enişte, her işe karışan, her işi bildiğini sanan, menfaatçi bir adamdır. Eniştelerinden yıllarca uzak durmayı başarmış olan Yartuk, bu randevu sayesinde işten kovulma korkusuyla kala kalır. Buhara Enişte, istenen parayı çok bulunca, “bu kadar para vermem” der ve iş başlamadan bozulur. Patron, eniştesinin karakterini gördüğü için durumu hoş karşılamaz. Yartuk’a kendi ayarladıkları program için görev verir. Ancak Yartuk, hazırladıkları gösterişli programda motosikletle müşterilere bodoslama girince sıkıntılar baş gösterir. Yartuk işten kovulur ve intikam almaya karar verir. Ofise gizlice girip Arife Tarife’nin iş yaptığı kişi hakkında yazılar yayınlayıp şirketi ve Albatros’u yerin dibine sokar. Güvenlik kamerasıyla yaptığı olay anlaşılınca Albatros, telefonla iyi niyetlerini bildirip Yartuk’un sülalesinin komple hatırını sorar. Böyle güzel küfürler karşısında şaşıran kahramanımız bir de dava ile karşılaşır. Ejder Eniştesinden yardım ister. Ejder Eniştesi avukat olup ancak hiçbir davada başarılı olamayan, sadece kanun maddesiyle ezber taslayan bir tiptir. Sorunların en büyüğü ise maalesef bu değildir. Ejder Enişte durumu Buhara Enişteye de anlatır ve onunla birlikte Yartuk’un yanına gelir. Olayın çözülmesi için 50.000 TL gerekir. Ama o para Yartuk’da yoktur ve bu sırada Buhara Enişte parayı kendisi için çalışırsa vereceğini söyler. Böylece hayatında en sevmediği insanlar olan eniştelerinden en felaketi olan Buhara’yla çalışmaya başlar. Buhara her fırsatta eğer çalışmayı bırakırsa ailesine ne yaptığını anlatmakla kahramanımızı tehdit eder. Böylelikle eniştesinin çekyat işi üzerine reklam fikirlerine kafa yormaya başlar. Gün gelir Eniştesi “Kuzey Işıklarını görmek ister misin?” dediğinde çok sevinir ve Norveç’e gideceği için heyecanlanır. Ancak yolları Samsun’a düşer. Yaltuk, “Samsun niye enişte?” diye sorarken “o da kuzey de” cevabını alır. Samsun gezilerini de garip bir şekilde bitirirler ve Buhara Eniştenin kişiliğini sorgulayacak başkaca maceralara atılırlar.

Kitabın çalışan baylara ve hanımefendilere daha çok hitap ettiğini, ancak gençlere de hitap ettiğini söyleyebilirim. Eğer iş stresiniz fazlaysa bu kitap bir nebze derdinize derman olup sizi güzelce eğlendirip güldürebilir. Eğer reklam ajansında çalışıyorsunuz kendinizi aynada görme ihtimaliniz daha yüksek olabilir. Yazar bir bakıma zannediyorum ki kendi çevresinde gördüklerini güzel bir dille eleştirmiş.

Kitapta kullanılan dil gayet sade ve anlaşılır. Herkesin anlayabileceği bir üslup da yazılmış.

Yayınevinden bahsedecek olursam; Küsurat yayınlarının çıkardığı kitaplar ve bu kitapları süsleyen yazar ekibi gayet güzel. Duygu Yazıcıoğlu da bunu düşünmem de gayet etkili oldu. Kaan Burak Şen’in kitapları da aynı şekilde. Selçuk Aydemir’e zaten ayrı bir parantez açmak gerek.

Kitap dışı kapak tasarımı da son derece eğlenceli bir kitaba başlayacağımızı önceden söylüyor zaten. Galakside enişteler arasında gezip duran kahramanımızı gayet iyi resmetmiş. Özellikle Buhara Enişteyi. Kitabın kapağındaki “Galaksisel Bir Geniş Aile Parodisi” yazısı da dış kapak tasarımının son güzel parçası olmuş.


Like it? Share with your friends!

1 share
Batuhan Ulaş
Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olup şu an avukat olarak çalışıyorum. Mesleğimden ziyade edebiyata daha meraklıyım. Edebiyatın insanı insan yapan değerlerden biri olduğunu düşündüğüm için bu sitedeyim.

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Send this to a friend