Bi’milyoncu Kitap İncelemesi


Ağlamak bir insana bu kadar mı yakışır! Yakışır tabi!

Kitabın Yazarı: Onay Durgun

Yayınevi: Tefrika Yayınları

Basım Tarihi: Ocak 2018

Sayfa Sayısı: 160

Öncelikle işler güçler, kardeş payı adlı dizilerinin senaristlerinden olan yazarın; nasıl bir kitapla biz okuyucuların karşısına çıkacağını kendime sormam ile başladı incelemeye karar vermem. Böyle başarılı dizilerin diğer senaristi olan Selçuk Aydemir’in de Bi’milyoncu da önsözünü görmem bu kitabın nasıl olacağı konusunda merakımı cezbeden bir başka sebep oldu diyebilirim.

Konusu: Hiçbir zaman kız arkadaşı olmamış, ağlayınca kendini daha da çekici bulan, hayatı stabilin de stabili giden muhasebeci Adnan’ın banka hesabında tam tamına bir milyon görmesiyle başlayan olaylar silsilesi ve ev arkadaşı Erkan’ın, Komiser Zeki’nin, Şeyma’nın kendisine karşı kurduğu oyunla baş etme mücadelesi.

Komedi unsurunun gözümüze çarpması değil; kafamıza vurması amacı kitabın yazılma önemini artırıyor zaten. Adnan’ın başından geçen olaylar, özellikle babasının Adnan ile muhabbetleri gerçekten güldürüyor. Bu unsurlardan dolayı ülkemizde yer edinmeye başlayan komedi ögesinin kitaplara yansıması bakımından da hoş bir kitap.

Onay Durgun’un Biyografisi: 1978’de Trabzon, Çaykara’da doğdu. İlkokulu Çaykara’da, ortaokul ve liseyi Trabzon Anadolu Lisesi’nde okudu. Ardından İ.Ü. İstanbul tıp Fakültesine girdi. Uzun sürecek fakülte yaşamında İstanbul Tıp Fakültesi Tiyatro Topluluğu (İTFTT) ve Sinema Kulübünde bulundu -çalıştı. Askerlik ve mecburi hizmetini yaptıktan sonra Selçuk Aydemir ve Çağlar Yurt ile birlikte senaryo işlerine daldı. ”İşler Güçler” ve ”Kardeş Payı” dizilerinde yazdı.
Sevdi, sevildi. Öldürmeyen şey güçlendirdi. Kilo sorunu var. Ama boydan çok belli olmuyor. Çok sıkıntı yaşamasa da saçları erken kırlaştı; genetik herhalde. Yüzmeyi bilmez, sevmez de… Ama yumurta-tavuk hikâyesi olabilir. Trabzonsporludur ama sadece bahis oynarsa maç izler. Müzik zevki ”tartışmalı”dır. Yazmayı sever. Okumayı da sever. Ama yazmayı daha çok…

Özeti: Hayatı stabil giden, çekici olmayan, kız arkadaşı hiç olmamış, matematiği sadece çarpım tablosundaki başarısından dolayı iyi biliyorum sanıp üniversite sınavlarında sonradan muhasebeciliği kazanan Adnan’ın çalıştığı şirkette 1 milyon açık olur. Adnan bu sebeple kovulur. Banka hesabına baktığında 1 milyonun kendi hesabında olduğunu görür. Olayı kavrayamayan Adnan, ev arkadaşı Erkan’a durumu anlatmak için bekler. Yalnız ve asosyal bir tipte olan Adnan, kapı çaldığında Komiser Zeki diye biriyle karşılaşır. Komiser, Erkan’ı sorar ve gider. Olayı daha da kavrayamayan kahramanımız kapının çalmasıyla Erkan’a durumu anlatacakken Erkan yalnız gelmez. Yanında güzeller güzeli Şeyma’da vardır. İlk önce yenge gözüyle kıza bakan Adnan, daha sonra aralarında bir şey olmadığını anlayınca kıza tabiri caizse “yürümeye” başlar. Erkan’a kovulduğunu söyleyen Adnan; parayı da anlatacakken, kendisine karşı bir oyun oynandığını Şeyma’yı gizlice dinleyerek anlar ve anlatmaktan vazgeçer. Erkan, para kazanacağız derken aslında Adnan’ın parayı kasteder. Ancak para bir türlü bulunamadığı için Zeki de Erkan da zamanla çıldıracaktır. Ama işin kopma noktası, Adnan’ın yatağında 250 bin TL’yi Erkan’ın bulacak olmasıdır. Birisi Adnan’a ayrı bir oyun oynayacaktır. Ama kim? İşler daha da kötüleşir ve komiser Zeki hapse girer. Tabi bu kirli para onun peşini bırakmaz ve 2 parmağını keserler. Adnan’ın yatağından çıkan paralara gelince bu paralar sahte çıkar. Böylelikle Erkan U dönüşü yaparak kardeşim “valla bir şey yapmayacaktım” diyerek sakinleşir. Adnan, para kendisinde değilmiş gibi davranmaya devam eder. Ortalık iyice kızışır. Artık üçlü bir çete olurlar. Çetenin başında da kendi tabi. Ancak başlarına daha neler gelecekti ve bu olayların arkasında da kim vardı?

Hedef Kitlesi: Aslında kardeş payı, işler güçler hayranlarına gidebilecek bir kitap. Eğer o kafayı, o ruh halini seviyorsanız eğlenerek okuyabilirsiniz

Dili: Halk dilinin ya da başka deyişle sizden-bizden insanların günlük konuşma dillerinden epey bir kelime, bazen bir argo topluluğu karşımıza çıkar vaziyette. Gayet anlaşılır. Hiçbir sorun çekmezsiniz okurken.

Dış Kitap Tasarımı: Bir milyon TL’nin bulunduğu göze hoş gelir, fazla büyük olmayan bir resim göze çarpıyor. Resmin kapağın tümünü kaplamaması sadeliğini korumuş. Tabi kapaktaki yeşil renk göz ardı edilirse.


Like it? Share with your friends!

Batuhan Ulaş
Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olup şu an avukat olarak çalışıyorum. Mesleğimden ziyade edebiyata daha meraklıyım. Edebiyatın insanı insan yapan değerlerden biri olduğunu düşündüğüm için bu sitedeyim.

2 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Send this to a friend