Köpek Kalbi Kitap İncelemesi


Yazarın Adı: Mihail Bulgakov

Çevirmen: Mustafa Kemal Yılmaz

Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Yayın Tarihi: 10. Basım Eylül 2019

ISBN: 978-605-332-594-9

Sayfa Sayısı: 136

Kitabın seçilme sebebi: Kitabın seçilme sebebi, Mihail Bulgakov gibi bir hiciv yazarının Rus edebiyatındaki yerini merak etmem ve klasik kitaplardaki cahilliğimi bir adım daha kapatma çabam diyebilirim.

Kitabın Konusu: Kitabın konusuna gelecek olursam,Şarik (Rusça da sokak köpeklerine verilen ad) adlı sokak köpeğinin Filip Filipoviç adlı bir doktor ile yollarının kesişip doktorun bir takım çılgın ameliyatla Şarik’e hipofiz bezini eklemesiyle köpeğin karakterinin değişmesi. Bu değişimle de yaşanan olaylar. Ama asıl konu Bolşeviklere yapılan hicivler. Kitapta bahsettiği üzere kitabın yazarı Mihail Bulgakov’un o dönemde Menşevik (beyaz ordu) bir askerin yaşadığını anlatan kitabı da mevcut.

Kitabın kendi içindeki yeri ve önemi: Dünya edebiyatı klasiklerine girmekle beraber o dönemki Sovyet Rusya’yı yani Bolşevikleri hicveden bir eser olması da çok önemli. Zaten o dönemde eserleri yasaklanmış bir yazar olarak karşımıza çıkmaktadır Mihail Bulgakov. Hiciv bakımından güçlü bir yazar olduğunu söyleyebiliriz. Tiyatro oyunları da bulunmakta olup hatta Stalin’in de bir oyununu dahi çok sevdiği kitapta belirtiliyor.

Yazarın hayatı: 1891’de Ukrayna’nın Kiev şehrinde doğdu. İlahiyatçı bir babanın en büyük oğluydu. Tıp okudu, hayata hekim olarak atıldı, ama Çehov gibi sonradan yazarlıkta karar kıldı.

Önceleri gazetecilik yaptı, ardından 1925’te ilk önemli yapıtı Beyaz Muhafız’ı tefrika olarak yayımladı. Bulgakov’un bu romandan oyunlaştırdığı Turbin’in Günlükleri, 1926’da sahnelenerek büyük bir başarı kazandı, ama çok geçmeden yasaklandı.

Bulgakov, 1925’te yergili fantazilerin yer aldığı Şeytanlıklar’ı yayımladı ve sözdebilim üzerine iğneleyici ve gülünç bir yergi niteliğindeki Köpek Kalbi’ni yazdı. 1930’a doğru yapıtlarının yayınlanması fiilen yasaklandı. Ülkeden göç etme isteği Stalin tarafından geri çevrildi. 1930’larda iki yapıt daha verdi. İlki Stanislavski’yi ve Moskova Sanat Tiyatrosu’nun perde arkasını yeren, yarıda kalmış özyaşamöyküsel bir romandı. İkincisi ise Usta ile Margaritadır.

Bulgakov, bir süredir yakalandığı böbrek yetmezliğinin ilerlemesi sonucu 1940’ta Moskova’da öldü.

Eserleri

  • Köpek Kalbi (1925)
  • Şeytanlıklar (1925)
  • Beyaz Muhafız (1925)
  • Turbinler’in Günü (1926)
  • Koşu (1928)
  • Usta İle Margarita (1940)
  • Moliere Efendi (1962)
  • Bir Ölünün Defteri (1967)
  • Genç Bir Doktorun Anıları (1975)
Bulgakov Evi

Mihail Bulgakov Müzesi (Bulgakov Evi), ailesinin Kiev’deki evinin bir edebi müzeye dönüştürülmesiyle oluşturulmuştur.

Kitabın Özeti: Sovyet Rusya döneminde, yani Bolşeviklerin hüküm sürdüğü Rusya’da Şarik adlı bir sokak köpeği, sokak köpeği olmanın gerekliliklerini açlıkla, horlanmakla, dayakla yerine getiriyordu. Bir gün yine açlıkla sınanırken kendisi doktor olan Filip Filipoviç ile karşılaştı. Rusya’nın en önemli bilim adamlarından da sayılan bu doktor Şarik’in sahipsiz olduğuna sevinerek onu kendi dairesine getirdi. Oturduğu dairesini aynı zamanda muayenesi olarak da kullanan doktor, ömrü sokaklarda geçmiş olan Şarik’i almakla beraber hastalığını da tedavi etti, onu besledi. Şarik kilo dahi aldı. Günlerden bir gün telefonun çalması üzerine heyecanlanan doktor derhal ameliyathaneyi hazırlayarak Şarik’i ameliyat etti. Şarik’in uyandığı zaman bir insanın hipofiz bezlerinin ona eklenmiş olduğundan haberi yoktu. Tabi bu hipofiz bezleri köpeğin sadece hareketlerinin değil, karakter yapısının da değişmesine yol açtı. Sokaklarda beynine kazıdığı küfürleri söylemeye başlayarak konuşan Şarik, iyice insan gibi hareket etmeye, ayyaş olana kadar votka içmeye, işe girmeye, kendi dairesinde oturan kadınlara sarkmaya, kendini kumandan gibi tanıtıp bir kızı evlendirmeye ikna etmeye, doktorun kuyusunu kazmaya kadar her yolu denedi. Kısacası köpek kalbinden eser kalmayıp insan kalbiyle baş başa kalmıştı Şarik. Ama daha başına neler gelecekti?

Kitabın Hedef Kitlesi: Hiciv edebiyatı sevenlere yönelik bir kitap olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Özellikle Bolşevik dönemi Rusya’sını merak edenler için güzel bir bilgi niteliğinde bu kitap çünkü o dönemki terimler ve yerler kitapta yerini almakta. Ayrıca dünya edebiyatı klasiği olmasından ötürü klasik sevenlere yönelik olduğunu da düşünüyorum.

Kitapta Kullanılan Dil: Çevirmenin dilinden okuduğum için çevirmenin gayet anlaşılır bir dilde yazdığını söyleyebilirim. Zaten o dönemin Rusya’sında kullanılan kelimelerin manaları sayfanın altına mevcut. Bu sebepten rahatlıkla okuyabilirsiniz.

Kitap Dışı Kapak Tasarımı: Kitap dışı kapak tasarımını gayet şık bulduğumu söyleyebilirim. Özellikle kızıl ordudan çalma bir kırmızılık ön kapakta gözümüze çarpıyor ve aslında dönemin kitabı olduğunu yansıtıyor bizlere. Tabi ki İş Bankası Kültür Yayınlarının kapak tasarımı için bunu diyebilirim. Şarik de bizi selamlamayı ihmal etmiyor, takım elbisesi, kravatı ve tasması ile. Arka kapakta yazarın fotoğrafı, kitabın konusu ve yazarın hayatının da anlatılması her ne kadar arka kapak olsa da kitabın güzel bir girizgaha sahip olduğunu gösteriyor.


Like it? Share with your friends!

Batuhan Ulaş
Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olup şu an avukat olarak çalışıyorum. Mesleğimden ziyade edebiyata daha meraklıyım. Edebiyatın insanı insan yapan değerlerden biri olduğunu düşündüğüm için bu sitedeyim.

2 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Send this to a friend