Not


Üçüncü koridora girdi. Dördüncü rafta duran kitabı aldı; Şeker Portakalı.

İçindeki not kağıdını hızlıca yenisiyle değiştirdi. Kitabı yerine bırakırken, tırnaklarındaki kire takıldı gözleri. Yerdeki tahtaların gıcırdamasını engellemek için parmaklarının ucuna basarak dışarı süzüldü. Yağmur kokusunu içine çekti. Kütüphaneci kadın onu fark etmemişti. Elinde sıkıca tuttuğu notu, dış kapıdaki çöp kutusuna bıraktı. Hızla uzaklaşırken yağmur azalıyordu.

Kulakları az işiten yaşlı kütüphaneci, bu sırada arka kısımda kitapları düzenliyordu. Tahta dış kapı çarptı birkaç kez.

“Kimse de yok ki ortalarda, kilit tutmuyor sanırım yine” diye söylendi kapıyı kapatırken.

Kütüphane, köy meydanına çıkan ara sokaklardan birindeydi. Şehirdeki hayırseverlerin yardımıyla, eski tek katlı evlerden biri yeniden düzenlenmişti. Geniş salonunda beş ayrı kitap koridoru, kütüphanecinin çalışma masası, koridor sonlarındaki pencere önlerinde de çalışma masaları vardı.

Masasının yanında duran sobaya birkaç odun daha attı yaşlı kadın. Etrafa yayılan odun kokulu sıcaklık, binadaki küf kokusunu bastırıyordu sanki. Uzaktan okulun paydos zili duyuldu.

Yağmur durmuş, bulutlar ayrılmamıştı köyün üzerinden. Okuldan çıkan çocuk yerdeki su öbeklerine aldırmadan koşuyordu. Kütüphane bahçesine yaklaşınca yavaşladı. Çok heyecanlıydı. Cesaret Kulübüne katılmak için tek şansı vardı. Okuldaki çocuklar kurmuştu kulübü. Kabul edilme yolu, kütüphane üçüncü koridorundan geçiyordu.

Kulüp başkanı, bu koridorun dördüncü rafında, en sağda duran Şeker Portakalı kitabının arasına, ayın belirlenen gününde bir not bırakır, seçilecek kişi notta yazılan görevi yerine getirmeye çalışırdı. Kütüphaneci Kadın ve büyüklerin bazıları, bu kulübü bilirler, herhangi bir sorun yaşanmadığı için çok ilgilenmezlerdi. Terkedilmiş bir köy evinin ahırını kulüp binası olarak kullanıyorlardı. Üye olmayan giremezdi.

Arkasından bir ses duyar gibi oldu, kimseyi göremedi çocuk. Nefes nefese kalmıştı koşarken. Sakinlemeye çalıştı. Çantasından çıkardığı elmayı dişleyerek, ağır adımlarla bahçeyi geçti. Ayaklarını paspasa sildi, üstünü düzeltti. Bir tören kıtasındaymış gibi özenli davranıyordu. Yarım kalan elmayı kapıdaki çöp kutusuna bıraktı. Elma, buruşturulmuş not kağıdının üzerine düştü.

Sessizce pencere önündeki masaya geçerken yaşlı kadını selamladı. İçerideki sıcaklık ve sobadan gelen çıtırtılarla biraz sakinlemişti. Cesaretini toplayarak üçüncü koridora geçti; dördüncü raf, Şeker Portakalı derken, sabırsızlıkla kitabı açarak notu aldı. Kalbi hızla atmaya başlamıştı yine. Sadece nota odaklanmıştı;

Kütüphaneden çık

Soldaki sokağa gir

Kırmızı minibüsün arka kapısını aç

İçindeki kutuyu al ve kulübe gel “

Notu hemen silgi kutusuna yerleştirdi, yağmurluğunun cebine koyarak fermuarını çekti. Islanmasını istemiyordu, uzun yıllar hatıra olarak saklamak istiyordu. Hızlıca kütüphaneden çıktı. Buz gibi rüzgâr içine işledi. Cesaret almak ister gibi iyice yapıştı çantasına. Soldaki sokağa girdi. Sokağın sonuna doğru park etmişti Kırmızı Minibüs. Bir anda kulüp binası sokağında bu minibüsü gördüğünü hatırladı. Sahibini de bir kez görmüş ve hiç hoşlanmamıştı. Suratsız bir gençti. Köye yeni taşındıklarını duymuştu çevreden.

Minibüse yaklaştıkça korkusu artıyordu. Niye bu minibüsü seçmişlerdi ki? Geri mi dönseydi? Kim bilir neler söylerlerdi arkasından? Vazgeçti. Bu bir oyundu sonuçta. Notta yazılanları yapması gerekiyordu. Nasıl olsa, sonra hesap sorardı çocuklardan.

Arka kapıya yaklaştı. Sadece kutuyu alması gerekiyordu. Kapıyı açtı.

Bir el onu hızla içeri çekerken, görebildiği tek şey, TIRNAKLARI KİRLİ KOCA BİR EL oldu.

Çantası yere düştü. Minibüs yavaşça hareket etti. Yağmur deli gibi yağmaya başlamıştı.

Tüm aramalara rağmen üç gün sonra, derede çalılara takılmış halde buldular çocuğun cesedini. Kara, kirli bir çamura bulanmıştı.

Katilini yakalatabilecek NOT, cebinde duruyordu.

Nihal TANYEL


Like it? Share with your friends!

İncetezat Edebiyat
Kişisel yazılarınızı bize göndererek sitemizde yer almasını ve daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz. https://www.incetezat.com/misafir-yazarlik/

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.