Sokak Lambası


Ben Güvercin Çocuk Parkı’ndaki 4 nolu sokak lambasıyım. Tam 5 senedir buradayım. Parkımız küçücüktür, çok şirindir. Çocuklar gündüzleri oyun oynadığında ben uykuda olurum.
Akşamları ise müdavimlerim gelir. Komşuları iyi tanırım. Hemen yanı başımda bir bank var. Bazen banka oturup dertleşirler, dinlerim. Hava güzelse akşam yemeği üstü yürüyüşe çıkar hanımlar. Hem ne kadar çok yemek yediklerinden yakınırlar hem de kan ter içinde yürümeye devam ederler. Bazen eşlerini de ikna eder, yanlarına alırlar. Gururla onların yollarını aydınlatırım, tabi kulak misafiri de olurum hayat hikayelerine.

Şu karşıdan gelen Meral hanım. Dert ortağı, alt komşusu Nazan hanımla çayını çekirdeğini alır boşsa banka yerleşir, başlar anlatmaya, kavga gürültü seslerinin Nazan hanımlarca duyulmasından hep mahcup. Kızının evlenmemesinden yakınır durur, yaşımız geçiyor, ne yapar bizsiz bu kız der. Sabah akşam aynı mevzu kavgaları evlerinden eksik olmaz. Hiç sormuş mudur ki; kızı bu hayattan ne bekliyor, gerçekten neyle mutlu olur. Kızına bir kulak verse, tüm kavgaların sonu gelecek…

Ferhan hanım da geliyor, her gün aynı saatte sokak hayvanlarını besler. Kedicikler, köpekçikler Ferhan hanımın yolunu gözler. Ferhan hanım uzaktan görüldü mü, hepsi uykulu gözlerle köşelerinden çıkar, kadının etrafına toplanırlar, bellemişler hepsi yerini sıraya girerler. Kuyruk sallamalar, havlamalar gırla. Ferhan hanım mutlu onlar mutlu, hepsi karnını doyurduktan sonra ortalığı temizler döner evine, Kedicikler, köpekçikler de etrafa yayılıp yalanmaya başlarlar. Ne iyi insandır, kimseyi kırmaz, sessiz sedasız canları besler, kendi evlatlarıymış gibi. Dırdırcılar da yok değil tabi, yok onun yüzünden bu kediler gelirmiş, yok etrafı pisletirlermiş, yok tepemize çıkmışlar, zapt etmişler parkı. Kimin parkı ki burası, siz insanlar her şeyin sahibi hissetmeye ne zaman başladınız?

Fırat bey, çocuk doktorudur. Sağlam kafa, sağlam vücuttadır der. Her gün oğluyla kırk dakika yürüyüşünü yapar, herkese selam verir neşe saçar. Ne tatlı ufaklık o da aynı Fırat bey gibi güleç, enerjik. Gıybetgiller susmaz, çocuğun evlatlık olduğunu söyler, adamın nemrutluğu yüzünden; kadının dırdıra dayanamayıp kaçtığını söylerler. Sizin daha önemli işleriniz yok mu?

Herkes evine çekilince, köpeciklerle nöbete devam ederim, Gün ışıyana kadar çevreme ışık saçarım, düşünürüm, insanlar bu hayattan ne bekler. Geçen gün bir fırtına, bir şimşek… Bilincimi kaybetmişim. Belediye dün ampulümü değiştirmiş.
İnsanların ampulünü değiştiren birileri de var mıdır acaba?


Like it? Share with your friends!

Dilek Gülcü
Kafası karışık, zamansızlığa hapis, kitapsever, müzikdinler, enstrumanist, yazar da çizemez, kedi annesi, çok düşünür az konuşur kurumsal hayatın içinde dünyalı bir yolcu. Şimdilik...

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir