İncetezat Edebiyat | İnce Tezat

  • Gün Kızınca

    Günlerden öyle bir gün,Soğuk ve boğucu.Ayaklar geri geri gidiyor,Yolun sonu.Sımsıcacık, kınalı, umut dolu.Sol yanında ruhun moru,Sağında gönül doruğu.Bir düş konuşuyor;“Gün kızınca,Çıkmak mı, çıkmamak mıDaha doğru?“...

  • Gitme Eylül

    Kabuk bağladığını sandığım yaralarım Sızlıyor bu aralar Oysa nasıl da örtmüştüm üstlerini o kadar Ne vakit ilan ettiler bağımsızlıklarını Ne vakit oluştu ruhumdaki derin fay...

  • Ölümün Bilinmezliği

    Ölüm nedir? Meteorun dünyaya balıklama atlaması mı? Yıldızın sinirden evreni toz duman içinden bırakması mı? Balığın çok sevdiği kovada yüzmesi mi? Buğdayın hasat zamanında yan...

  • Kavuş-ma

    Kaçıp gittiklerimiz, Dönüp baktıklarımız. Veda ettiklerimiz, İçimizden bir türlü uğurlayamadıklarımız. Kavuştuklarımız, Hasretle yanan kalbimize Gözlerinden öptüklerimiz, Ellerini sımsıkı tutup bırakmadıklarımız. Rüyalarda buluştuklarımız, Gözümüzü açınca asıl...

  • Nasılsın Orada?

    Nasılsın orada? Üşüyor mu kalbin yokluğumda Yerime koyduğun da Isıtıyor mu benim sıcaklığımda Bakıyor mu gözleri, ben gibi aşkla Atıyor mu kalbi, ilk günden de...

  • Ah Koca Tevfik

    Eski yıpranmış fotoğrafları yavaş yavaş inceliyordu Tevfik Bey. Sakince tutuyordu fotoğrafları incitmemeye çalışır gibi. Oysa şu an elinde tuttuğu bu fotoğraf ona çok farklı duygular...

  • Zarafetten Anlayana

    İnceden inceye yağıyor . Kör ufuklar, sağır umutlar… İçli bir nâme yazılıyor. Kör aydınlar, sağır yarınlar… Zarif gönlüne sımsıkı sarılıyor. Kör yaşamlar, sağır duygular… Ölüm ile...

  • Gürültülü

    Gürültülü bir hayatın Sessiz çocuklarıyız Sıvasız bir duvarın Lekeli suratı Kenar mahalleli Kırık bir kaldırım taşı Kendimizi Yarım yamalak olanda Aradığımız Ve de Bulduğumuz Yok...

  • Mürekkep de Son Kurşun

    Mürekkep de son kurşun… Mahlasım kifayetsiz kalıp dökülünce şu başıboş, tembel dizeden; ah etti kâğıt kalem. Bastonunu aldı kalbim ve isyan edesi var, bir kaplumbağa...

  • Tatlı Umut

    Atalar, canım atalarımız, her zaman doğru laf etmemişler midir? Haydan gelen huya giderden tutun da ayağını yorganına göre uzata; iki dinle bir söyleden acele işe...