Sene-i Devriye


Çok uzun bir süredir meraklandığım bir konu var ancak bir türlü merakım giderilemedi. İlk doğum günü ne zaman kutlanmıştır? Zamanı biraz geri sardığımızda bu olayın sadece önemli kişileri ilgilendiren bir konu olduğunu görüyoruz.

Mısır’da bir Firavunsanız falan ancak doğumunuzun bir önemi vardı eskiden. Sanırım tarihte de ilk doğum günü milattan 3000 yıl evvel bu arkadaşlardan biri için kutlanmış. Bildiğiniz gibi Firavun bir kişi değil bir ünvandı. Kadınlardan ise ilk Kleopatra’nın doğum gününün kutlandığı söylenir. Yüzyıllar boyu da sanırım aynı şekilde devam etmiştir. Pasta ve mum olayı da Antik Yunan’daki ay tanrıçası Artemis için un ve baldan yiyecek yapıp üstünde de ay ışığını temsilen mum yakarak başlamıştır denir.

Mevzu bahis ilk kimin doğum gününün kutlanması değil aslında. Zaten bu muhterem zatlar da her yıl aynı gün pastadaki mumlara üflerken İnstagram’da fotoğraf paylaşmıyordu. Kendi coğrafyalarında önemli bir kişilik olduklarından dolayı doğumları önemli idi. Zira yukarıda milat demiştim o da bildiğiniz gibi bir önemli ismin doğum günü. Hatta o kadar önemli ki tarihimiz -an itibari ile 2020li yıllardayız- onun doğumundan sonra ve önce diye ayrılıyor.

Neyse gelelim günümüze. Günümüzde kapital dünya için kutlanacak gün olsun yeter ki. Zaten kutlanacak gün olmazsa da bir kaç tane uydururlar ıvır zıvır günü bu gün diye. Pasta ve hediye satışı önemli bir gelir kalemi. Hele ki üstte dediğim gibi önemli bir kişiyseniz, doğum gününüz küresel çapta çok önemli bir hal alabiliyor. Christmas Day yani tabir-i diğerle Noel günü. 25 Aralıkta küresel çapta, hindi satıcıları başta olmak üzere çok acaip bir gelir kapısı kapitalizm için. Kendisi bir din değil ancak dinlerle arası da çok sıkı fıkı olduğundan, bir taraftan hristiyanların kutsal bayramı, diğer taraftan müslümanların kutlamaması gereken bir olay! Bir diğer taraftan da eğlence arayanlar için bulunmaz nimet gibi görülebiliyor.En nihayetinde toplumda kırk farklı fikir vardır bu konuda. Nasıl bakarsak bakalım büyük iş. Hemen ardından yılbaşı da geliyor ki yılbaşı ile üstte zikrettiğim hadise aynı değildir, o da küresel çapta önemli bir olay. Neyse konudan sapmayalım.

Doğduğumuz gün bir öneme sahiptir bunda şüphe yok ancak ilerleyen her yaşta kutlamak gerekli mi bilmiyorum. Hatta şairin yolun yarısı dediği zamandan sonra bile coşku ile yaş günü kutlamak biraz abes bile geliyor bana. Çünkü bir nevi mezarlığa doğru bir yürüyüş gibi doğum günleri. Her yaşta bir adım daha gidiyoruz uzun süre yatacağımız yere. Tabi kültürümüzde ölmek her zaman kötü bir şey olarak görülmüyor. “Düğün Günü” olarak da anılabilir veyahut şiirlere “Ölüm güzel şey budur perde ardından haber” diye de geçebilir. Ben işin bize bakan kısmındayım. Artık güzel yada kötü görmek kişiden kişiye göre değişecektir. 20 Ocak tarihinde doğduğum için böyle bir yazı kaleme alayım dedim. Kafa karışıklıkları ile geçen seneler ve mezarlığa doğru atılan adımlar…

Sözü kapatırken sitemizin doğum günü kutlu olsun diyeyim. 1 yılı tamamladık malumunuz. 440 adet yazı 1500’den fazla yorum ve binlerce okunma sayısı. Yardım eden, edecek olan herkese kucak dolusu sevgiler. Bu vesile ile ahir ömrümde ilk defa “kucak dolusu sevgiler” de demiş oldum. Okuyanlara da sevgiler saygılar. Sitemiz umarım uzun yıllar, güzellikler yaşayarak ve yaşatarak devam eder ve edebi hayatına hep birlikte şahitlik ederiz.

Mutlu seneler.


Like it? Share with your friends!

Murat Altaylı
Okumanın dünyanın en anlamlı eylemi olduğuna inanarak büyümedim ancak geç de olsa buna kanaat getirdim. Gündelik tüm sorunların çözümünün de bu eylemden geçtiğine inandım. Umarım sizlere de inandırabiliriz.

2 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Güzellikler yaşayarak yaşatan İnce Tezatın bütün sene-i devriyesi kutlu olsun 👏👏👏💐
    Buna vesile olan sizin de 🍀