Hatasız Kul Olmaz


Bu günlerde birşeyleri hayata geçirmek için beni en çok engelleyenin mükemmeli yapma arzusu olduğunu fark ettim. Mükemmel olması, bize birileri tarafından söylendi hep… Çocukken aldığımız mesajlar, o olmadı şöyle yap, dur yapamadın ben yapayım, diyerek bilinçaltımıza, “ben yapamıyorum” mesajını verdi. “Mükemmel olmadıkça yapma” veya “mükemmel değilse dur” olarak zihnimizden sesler duyuyoruz şimdi yetişkin halimizde.

Şunu düşündüm: Mükemmel olmak nedir?

Cevabımda gelen ses bana ait olmayan bir ses oldu. Yani benim aslında mükemmel olmak gibi bir beklentim yok kendimde, bu bana öğretilmiş bir beklentiydi. Başkasının kriterini uygulamam mükemmel sayılacaktı.

Bu bana ne kazandırıyor?

?

Bana yalnızca vakit kaybettiriyor… Peki ya sana? Senin böyle hissettiğin durumlar var mı hayatında?

Bir hatırlatma daha söyleyeyim mi? Belki bunu yazmak sana iyi gelecektir, gözle görmek zihnindekileri daha iyi anlamanı sağlayacaktır kendini…

Kendinden mükemmellik beklentin sana ne gibi bedeller ödetti bu güne kadar?

Bana vakit kaybı, beklemek, isteyipte hayatıma geçiremediklerim için pişmanlıklar getirdi mesela.

Ben bir kâğıda, “mükemmel diye bir şey yok” yazdım ve her gün görebileceğim bir yere astım.

Belki bunu yapmak sana da iyi gelir ne dersin? Bir de keyif almıyorum mükemmellik arayışında.

Yani eksik ve hata dediklerimize gülüyor, eğleniyor ve öğreniyoruz aslında hep.

Şöyle içiniz cız etse de bugün mükemmel olmayan bir şey yapın ve ne hissettiğinize bir bakın sonra.

Ben çok süper temizlik yapamayacağımı düşündüğümden; mesela temizlikten kaçıyordum, gözümde öyle bir büyümüştü ki yapabilenlere hayranlık besliyordum. Bu evlerimizde olduğumuz günlerde elime temizlik bezi, suyu, çamaşır deterjanları, sirkeleri alışımı bir görseniz yabancı korkunç bir şeye bakıyormuşum gibi bakıyordum ilk önce. Yahu kendimi bir kasmışım… 5 dakika sonra, “ay, bu iş böyle olmayacak” deyip o sıkıcılığımdan kendim sıkılıp ta bir müzik açtım ve viledayla dans ederek işlerimi yaptım ve çok keyif aldım arkadaşlar.

Mükemmeliyet beklentisi insanı atıl bırakıyor ve zevk almamızı da engelliyor…

Eğlenerek bol saçmalamalı önce kendimizi eğlendirmeli zamanlar diliyorum her birimize.

Sevgiler.

Hilal ŞERİFOĞLU


Like it? Share with your friends!

İnce Tezat
Kişisel yazılarınızı bize göndererek sitemizde yer almasını ve daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz. https://www.incetezat.com/misafir-yazarlik/

1 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir