Ölümleyişin Konçertosu


Ben ölürsem,

Bu senin yarattığın cehennemin ateşi. Ve ben ilk defa İbrahim değilim. Terimin yanan her bir teni için sevdim seni. Gözümü kırpmadan. Korkmadan.

Ben ölürsem,

Bu senin cennetinin çürüyüşü değil. Alınma sen.  Şol ırmakların gözlerimin kuyularını besler. Ama sen kurumazsın. Bunu sakın düşünme. Düşünüp korkutma.

Ben ölürsem,

Yazdığım mektuplara işlediğim kenarları beyaz entarime iliştir. Akıttığım mürekkeple yıka beni ya da vaftiz et. Ölümlendikten sonra yeniden doğacaklara inananlardanım ben.

Ben ölürsem,

Sözcüklerin yorulmuş bir yığın gibi üzerime çöreklenmesine izin ver sen. Sarf ettiklerim ihanetinin istilasına başlamıştı zaten yıllar öncesinde.

Üzülme.

Ben ölürsem,

Kayıp şehirlerin yalnız çocuklarına ekmeğimden aşımdan üleştir. Baharlara serp mayamdan türeyen sevdamı. Sokaklara yalnızlığımdan payladığım korkularımın korkularını düşürme.

Ben ölürsem,

Zarif taşı beni.  Endamım masmavi bir tabut gibi taşınsın doğrulduğum metrik cisimlerin içine. Tohumla beni yeniden. Kan kırmızı, gök mavi, gecenin avlusu kadar kara sularla besle beni.

Ben ölürsem,

Çizdiğim çember içinde taşlasınlar na’şımı. Faniler evinde hıncını alamayanların izleri olsun üstümde. Kalmasın içinde kimsenin bir uhde.

Ben ölürsem,

Sen yine dağların eteklerini süsle. İbrahim’e yol ol. Muhammed’in kapısında ki cevahiri sev. Kadınlar saçlarının gölgesinde yürüsünler. Ayak izlerini sakın onlardan, kendi izlerinde ki devrimi görüp sevsinler.

Ben ölürsem,

Yaşa, yaşat ve sev ölümüne.


Like it? Share with your friends!

Mert Atal
Yarınların; daha özgür, daha akılcı, aydın fikirli, vicdani sorumluluğu yönetmede güçlü çocuklarının annesi bir eğitimciyim. Yaşanılası bir dünya için bu çaba...

4 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir