Sağır Yürekler


Hepimiz konuşur ama birbirimizi asla duymazdık havada uçuşup birbirine çarpışan kelimeler anlamlarını kaybedip birer birer düşerdi bilinmeyen duygular nehrine. O nehir bizi biz eden duyguların dolup taştığı ama asla bir gönülde kendini var edemediği duyguların ölüsünü gezdirirdi ruhunda. En güzel sözler insanın dilinden döküldüğü anda anlamsızlaşırdı sanki, bazı duygulara kelimeler kifayetsiz kalırdı bir bakış bir gülüş bir damla gözyaşının verdiği hissiyatı vermezdi bu aciz ruhlarımıza. Ama biz konuşmayı marifet bilir susmayı da hiç düşünmezdik. Bir varoluş sancısı içinde yaşadığımız zaman da hep bir şeylerden dem vurup gittikçe düzensizleşen düzen de kendimizi var etmeye çalışırdık. Hepimiz batan gemide kaptanı suçlarken kendisinin kaptanı olduğumuz dünyamızın suçlusunu hiç aynadaki benliğimizde aramazdık. Bir yoğurt kovasına ekilmiş çiçeği sulamazken saksıda gül veren tohumu sulayarak soldurur, kimisine hak ettiği değeri vermez, kimisine de gereğinden fazla değer verip değersizleşen biz olurduk.

Dur noktamız durağımız yok.

Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayıp her gün bir iç çekişle uykuya dalıyoruz.

Geç mi kaldık dersiniz yaşamaya şu anlamsız dünyayı anlamlandırmaya?

Hala nefes alıp veriyorsak bir şansımız daha var demek midir?

Eğer bu gece bir iç çekişle daldığımız uyku ölüm uykusu değil de yarının sabahı ise güneş doğduğu anda aydınlanacaksa dünyamız, susalım şimdi hiç konuşmayalım. Gerek yok kulağımızın işitmesine güzel bir sözü, gözlerimiz, gülüşlerimiz, göz yaşlarımız anlamlansın ruhumuz da ne de olsa kalpten kalbe giden bir yol vardır orada.

Elmas KORKUTACAK


Like it? Share with your friends!

İncetezat Edebiyat
Kişisel yazılarınızı bize göndererek sitemizde yer almasını ve daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz. https://www.incetezat.com/misafir-yazarlik/

9 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir