Türk Öğün



En çok bilinen sözlerinden biridir Ata’mızın. Hatta genellikle de yanlış kullanılır “öğün” kelimesi yerine “övün” yazanlar bile vardır. Peki “öğün” kelimesi hangi anlama gelmektedir? 
            “Ög” birinci anlamı olarak “akıl, anlayış” demektir. Öğüt yoluyla bilgilendirmek, düşünce yönüyle geliştirmek anlamlarını taşır. İkinci anlamı ise “anne” dir. “Öğsüz” öksüz kalmak buradan gelir işte. “Ögsüz” kalırız yitirince annemizi. Hatta İslamiyet’in Türklerce kabulünden sonraki bilinen ilk yazılı eserimiz olan Yusuf Has Hacip’in yazdığı Kutadgu Bilig’de de “kutlu olma bilgisi” “mutluluk bilgisi” anlamında birtakım “öğütler” verilmektedir. “Ögdülmüş” kişisi geçer metinde. Akıl ve zeka ile yoğrulmuş anlamındadır. Peki günümüz Türkçesinde “ög” kökenli hangi kelimeler var? “Öğretmen” mesela “akıl veren, güzeli öğütleyen kişi” demektir aslında. Aynı zamanda annelik yapan demektir. Öğretmensiz kalan bir toplum “Öğsüz” (öksüz) kalmıştır. Annesiz kalan bir toplumun da sağlıkla gelişmesi büyümesi düşünülemez. İşte bu yüzden “Öğretmenlik mesleği kutsaldır” deriz. Öğretmen öğütleri ile bizlere kattıklarıyla bizi mutluluğa ulaştırır bu sebepten hiçbir meslekle kıyaslanamayacak kadar kutsaldır öğretmenlik.
            Öğretmen ara sıra arşivindeki fotoğrafları inceler gözleri dolarak. Özellikle yeni eğitim öğretim yılı başlarken eskileri yad eder, öper fotoğrafların gözlerinden tek tek. Okşar saçlarını. Geçer gözünün önünden sınıfta yaşadıkları. Çınlar kulağında çocuklarının sesleri. Öğretmenin ikinci yuvasıdır okulu. Öğrencileri, yavruları. Okulda bitmez işi. Gecelerce daha verimli olmak için çalışır öğretmen. Mesleğiyle gurur duyar yeniden, her öğretim dönemi öncesi. “En başa dönsem yine öğretmenliği seçerdim.” der. Heyecanlanır. Öğretmenlik heyecandır. Canı sıkkındır bir gün. Zaten ne zaman canı sıkkın olsa bir öğrenci gelir ve ona her şeyi unutturacak bir söz söyler, hiçbir şey söyleyemezse sarılır veya mezun ettiği öğrencisi telefonun ucunda gururla: “Ben de sizin gibi öğretmen oluyorum, teşekkür ederim emekleriniz için” der. “Kodlamalarımız hala kulağımda,” diyerek başlar okulda hep bir ağızdan söyledikleri şarkıları söylemeye. “Yöntemlerinizi kullanacağım,” der, mutlu olur öğretmen. Telefonu kapatırken akan damlalar yüreğini doldurur. “İyi ki…” diyerek iç çeker. Bundandır ki öğretmenlik en güzel meslektir. Öğrencinin gözlerinde parlayan ışıktır. Kalplerinde açan güneştir. “Ben de sizin gibi olacağım” demesidir. Öğretmen örnek kitaptır onlar için. Dikkatle inceleyerek bazen de harfi harfine ezberleyerek okudukları ve hafızalarından çıkaramadıkları. 
            Güzel zamanları birlikte geçirdikleri gibi en kötü anlarda da öğretmen koşar imdada. Deprem olur, öğrencilerini ailelerine teslim edene kadar gelmez aklına aynı okulda okuyan kendi çocuğu. Birinin başı ağrısa merhem oluverir.
            Sadece öğretmez öğretmen, öğrenir de aynı zamanda her öğrencisinden her yıl yeni bir şey öğrenir. Masumluğu öğrenir, vefayı öğrenir, sebepsiz mutluluğu öğrenir, pozitifliği öğrenir, en önemlisi çocuk kalmayı öğrenir… Yaşadıkça birlikte öğrenir, yaşatarak öğretir öğretmen. Sadece anlatarak, okuyarak değil, eğlenerek öğretir.
            *Ög: akıl.. / +ra +re: Yön kavramı veren eski bir ad durum ekidir. Yer ve yön bildirir. / +t; yüksekliği, yücelişi, tağları tanları imler, işaret eder ve adlandırır..  / + men; kişi kavramı verir.
 
             Yani ögretmen, öğ’ün, aklın yeri ve yönünü imleyen, işaret eden kişi demektir...
 
                                                                                                         
 
               
*Türkçenin Ekleri, Türk Dil Kurumu Yayınları, Prof. Dr. Vecihe Hatipoğlu 

Aslı GÖKMEN


Like it? Share with your friends!

Aslı Gökmen
“İnsan, kalbinde yaşadıklarını bir kitap gibi gözlerinde taşır ve bir insanı tanımak, kitabını okumak ile başlar.” Türkçe öğretmeni ve yazarımsı.

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.