Korku


“ …en misafirperver tavrımı takınarak bir zamanlar göz bebeklerimde beliren senden damla damla ikram ettim acıma.”              

Her gece uyumadan önce seviştiğim, en sadık yârim olmuştu sen gittiğinden beri acım. Nereye gidersem gideyim benimle birlikte gelir, hiç uzaklaşmazdı yanımdan. Onu mutluluk ile aldatmamdan korkardı ama bilmezdi ki mutluluk da seninle birlikte çoktan evini taşımıştı içimden. Artık iki yabancı olmuştuk. Aklıma her gelişinde acım bana daha da sokuluyordu. Bunun ne kadar sık olduğunu aklımdan hiç gitmediğini düşünürsen anlarsın. Acım kararlıydı boğarak yaşamıma son vermeye. Ondan kurtulabilmek için seni unutmaya çalışıyordum. 

Buz gibi havada yürüyüşe çıkıyor, kitaplar okuyor, seni hatırlatacak hiçbir eylemde bulunmamaya çalıştıkça acım, hatırlatıyordu bana. Acımın ablası -seni sevdiğimi hiç söyleyemediğim gerçeği- geldi geçen gün, ayakucuma oturdu. Onu görünce şaşırdım önce; sonra, en misafirperver tavrımı takınarak bir zamanlar göz bebeklerimde beliren senden damla damla ikram ettim ona. “Kusura bakma çok sıcak, biraz üfleyerek iç,” dedim. Bir çırpıda bitirdi, yenisini doldurdum. O kadar fazlaydın ki istediği kadar içebilirdi. O gece yatıya kaldı o da bizimle. Uyuduk…

Lapa lapa kar taneleri düşerken ben oyun parkındaki iki kişilik salıncakta tek başıma küçük bir kız çocuğu kadar mutlu sallanıyordum. Bir anda her yer karla doldu ve hava yavaştan kararmaya başladı. Ormanlık bir alandı burası. Sadece yan yana iki tane salıncağı olan bir park… Kimsesiz… Orada neden yalnız olduğum ve oraya nasıl geldiğim hakkında hiçbir fikrim yoktu. Artık keyif almıyor, hem üşüyor hem de korkuyordum. Salıncaktan inip eve gitmek isterken tam karşıdan köpeğe benzer bir hayvanın bana doğru geldiğini gördüm. Yaklaştıkça köpek olmadığını, uzun geniş kuyruğu ve sivri kulaklarından anladım. Salıncağın tellerine sımsıkı sarıldım. Titriyordum, nutkum tutulmuş, nefesimi yutmuş, öylece kalakalmıştım. İyice yaklaştı… Gözlerimi kapattım… “Ne olacaksa olsun artık!” dedim. Hayatımda ilk defa bir tilkinin nefesinin sıcaklığını yüzümde hissettim. Kokladı, kokladı ve bir anda yüzümdeki sıcaklık azalmaya, hırıltıları uzaklaşmaya başladı. Gidiyor muydu? Gözlerimi açmaya korkuyordum. Bir cesaretle açtım ve çok uzaklara doğru gittiğini gördüm. Etraftan kurt ulumaları duyuluyordu hemen salıncaktan inip eve gitmek istedim ama bacaklarımı hissetmiyordum, adım atmaya çalıştım. Karın içine yapıştım. Soğuktan ve korkudan bacaklarım uyuşmuştu. Gözlerimden yaşlar boşalmaya başladığında kafamı kaldırdım. Karların içinde siyah giyimli bir adam bana doğru geliyordu. Gözyaşlarımı silip daha net görmeye çalıştım. Yine korku tüm bedenimi sarmıştı. “Bir hayvan mı daha korkunç olabilirdi yoksa insan mı?” diye anlık garip hislere kapıldım. Hayvandan gözlerimi kapatarak kurtulmuştum aynı yöntemi insana da uygulamaya karar verdim. Gözlerimi kapattım, nefesimi tuttum… Ağlamam dinmiyordu ama yaklaştığını karın çıkardığı sesten anlayabiliyordum. Yaklaştı, yaklaştı… Tam karşımdaydı şu an. Önce güzel bir koku yayıldı etrafa, kokladım. Beni sakinleştiren bir kokuydu sanki ve ses çok tanıdıktı. “Yasemin,” dedi Sesinin insana huzur ve güven veren tınısını duyduğumda gözlerimi açtım. Karşımda, ellerini bana doğru uzatmış o sıcacık ve kocaman gülümsemenle sen duruyordun. Seni gördüğüme o kadar mutlu olmuştum ki tüm vücudum aniden ısınmaya, bacaklarımın uyuşukluğu geçmeye, nefes alışverişim normale dönmeye başlamıştı. Ellerimi uzattım, sıcacık ellerin soğuktan buz kesmiş ellerimi kavradı: “Canım, nasıl da üşümüş ve korkmuşsun kıyamam! Ne oldu böyle, neden yalnız kaldın? Ben hep senin yanındayım. Gel hadi, çıkalım şuradan,” dedin. İlk defa ellerinin sıcaklığını hissetmiştim. Damarlarımdan akan kan, güneşim olmuş tüm dünyamı ısıtıyordu. Gülümsedim… Ellerini sıktım, bırakmadım… O güven veren sıcacık his, hiç bitmesin istedim: ” İyi ki geldin Hasan, nerede kaldın? Yoktun, ben çok korktum. Bir daha beni sakın yalnız bırakma olur mu? Seni çok seviyorum,” dedim. Sardın beni sıcacık… El ele oradan uzaklaştık…

Uyandım. Keşke hiç uyanmasaydım. Ellerim buz gibi şimdi. İçimi bir ürperti sardı. Baktım, acım yanı başımda uyuyor, ablası gitmiş çünkü sevdiğimi söylemiştim sonunda rüyamda da olsa…  

                                                                                                           Aslı GÖKMEN


Like it? Share with your friends!

Aslı Gökmen
“İnsan, kalbinde yaşadıklarını bir kitap gibi gözlerinde taşır ve bir insanı tanımak, kitabını okumak ile başlar.” Türkçe öğretmeni ve yazarımsı.

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir