Kalem Karası


“Batu, bana ne söylemek istemiştin?” dediğinde dilim dimağıma çekiçle vurur gibi hissettim ve aynanın karşısında en az yüz kere sana yazdığım şiirin provasını yapmış olmama rağmen, sözcükler o aynada hapsoldu sanki. Ve ben yine sana yazdığım şiiri okuyamadım. Kelimeler sürgündeydi ve ben yine onların masumiyetini kanıtlayacak ne bir dizeye hükmedebildim ne de onları isyana teşvik edecek bir çığlık atabildim. Gönülden kekeme olmama rağmen sadece şiir okurken bir ırmak gibi akıyordu hecelerim, sol yanımdan. Tabi bunda emeği geçen ve her bir şiirinde beni sana daha da aşık eden Ahmed Arif, Cemal Süreya ve Nazım Hikmet’i de unutamam. Ustaların kitaplarını ne zaman karıştırsam bir ses beliriveriyor gönlümde; mesela Cemal Süreya diyor ki: “sen bu dizelerimi okurken Tomris beliriveriyor ve karşımızda İstanbul ve bitmeye yakın sigaram.” Nazım Hikmetin şiirlerinin kapısını çaldığımda ise: “aşk bir devrimdir çocuk, asla vazgeçmemen gereken bir şiirdir ve bu şiiri sol yanın gibi sol cebindeki kaleminle yazarsın.” diyerek beni uğurluyor. Ahmed Arif’in kapısını araladığımda ise Leylasına yazacağı mektubu karalarken buluyorum kendisini. Kısacası ben şair bozması, ustalarım ile her gece sevdiğimiz kadının düşünü geceden çalıyor ve sabah hiçbir şey olmamış gibi güneşe teslim ediyoruz. Evet, bu yüzden karşına geçip şiirlerimi sana okuyamıyorum ya. Geceye kaçıyor şiirlerim, tıpkı senin gibi. Her bir ünlemim, sen saçını toplayıp gönlümdeki tahta oturana kadar varlığını sürdürebiliyor. Saçlarını dağıttığında ise noktalar ölüme koşar gibi şiirlerime koşuyor ve ben yine sana şiirimi okuyamıyorum. Halbuki ne kadar da hazırdım gazaya, noktalarım ve ünlemlerim ile. Ama görüyorum ki Esmer, yine tarumar ettin beni. Olsun esmerim, okunmamış şiirlerimle yine geceden çalarım seni, ta ki yalnız kalemimi değil de kendimi de şiir cephesinde feda edinceye dek…

Aşkın silueti bir kalp ve kırmızı
Tenin esmerken, şiirler kalem karası
İstifini bozsan da esmerim, topla saçları
Kalemimi kırmasın soyadın
Evet yine ben, şair bozması…


Like it? Share with your friends!

Batuhan Ulaş
Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olup şu an avukat olarak çalışıyorum. Mesleğimden ziyade edebiyata daha meraklıyım. Edebiyatın insanı insan yapan değerlerden biri olduğunu düşündüğüm için bu sitedeyim.

4 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir