Kaybolmak


Yaratılma sebebi, yok olma korkusu, düşünceler ve anlayamadıklarımız… Tıkır tıkır çalışan bir vücuda sahip olmak, ama aklımızı tıkır tıkır çalıştıramamak. İsteklerimizi gerçekleştirememek veya ne istediğimizin bilincinde olamamak. Tek başına kalınca kendimizden korkmak, kalabalıkların içinde olduğumuzda kendimizi tanıyamamak…

Çalışmak, çok çalışmak, daha çok çalışmak. Mutlu olmaya çalışmak. Sağlığımızı kaybetmek, moralimizi göz ardı etmek, duygularımıza hâkim olmaya çalışmak. Karmaşa, işin içinden çıkamamak, yorulmak. Durmak, yerinde saymak, hatta gerilemeye başlamak…

Aramak, çok aramak ama. Neyi aradığının farkında olmadan, zaman geçince nerde kaldığını unutarak, savrulup gitmek. Toparlanamamak, anlatamamak. Üzülmek ve ağlamak. Uyumak istemek. Belki hiç uyanmamacasına…

Okumak, eline her geçeni okumak, insanları okumaya çalışmak, çevreyi, doğayı hatta evreni okumaya çalışmak, okumak istemek, okuyamamak, başka dilde yazılı tüm bunlar… Biz hangi okulu bitirdik ki? Neden olmuyor?

İnsanlarla ilişkiler, sevmek, sevilmemek. Saygı duymak, saygı duyulmamak. İletişimsizlik, ayrı tellerden dem vurmak. Farklılıklar, farklı görüş açıları. Fikirlere saygı duymamak, hep kendimizi haklı görmek. O kadar ki kendimizi beğenmek âdeta. Çok bilmişlik, aslında hiçbir şey bilmemek. Altta kalmamak için çırpınmak, oysa yerle bir olalı o kadar çok oldu ki. Bunun farkında olamamak…

Kurallara uymamak, uymak istememek. Hep bir ayrıcalık istemek, başkaları kurallara uysun ama ben en son uyarım demek. İşimizi bilen olmaya, kısa yoldan, sabırsızca başarıya ulaşmaya çalışmak. Kuralları delmek, delmek için akıl yormak, senaryolar üretmek. Tilkilerden, kurtlardan dersler almaya çalışmak. Çakallar ile arkadaşlık kurmaya çalışmak. Kuzuların sessizliğinden bıkıp akbabalar gibi bulabildiğimiz her leşe konmaya çalışmak. Tamah etmek, zarar etmek, hesap kitap bilmemek…

Hastalanmak. Hem bedenimizin, hem aklımızın hem de ruhumuzun hastalanması. Çare arayamamak, hasta olduğumuzun farkına varamamak. Erimek, günden güne tükenmek, dibe vurmak. Şifayı başka yerlerde aramak, kendi kendimizi kandırmak. Kendi kendimizi oyalamak, meşgul etmek, ziyan etmek. Kaybetmek.

En sonunda kaybolmak. Dipsiz kuyulara düşmek. Çıkamamak. Kaybolmak. Ama en kayıp ve bilinmez şekilde kaybolmak. Bulamamak, kendimizi bulamamak, kendimize gelememek. Kaybolmak…

Neredeyim ben?


Like it? Share with your friends!

Ahmet Gencal
İngilizce öğretmeni. Psikolojik denemeler ve öyküler ustası. Zamanla tıpkı bir çaykara gibi arıtılıp gün yüzüne çıkan damıtılmış yaşanmışlıklarını eserlerinde kullanıyor.

2 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Send this to a friend