Faust – İnceleme


“Sen bu işte sonuna kadar gelmeyecek idiysen, önceden benimle niçin iş birliği ettin? Uçmak istiyorsun fakat yükseklerde başının dönmeyeceğinden emin değilsin. Bu işe başlamak için biz mi sana ısrar ettik, sen mi bize?”

Kitabın Yazarı: Johann Wolfgang Von Goethe

Yayınevi: Tutku Yayınevi

1.Basım: 2016

ISBN: 978-605-9734-47-9

Johann Wolfgang Von Goethe’nin yazdığı Faust adlı kitabı seçmemin nedeni: Yazarın bu kitabı 18 yaşındayken yazmaya başlayıp 83 yaşında bitirmesine duyduğum hayrettir aslında. Bu kadar uzun bir zaman diliminde neleri bu kitabı sığdırdığını çok merak ettim. Ayrıca Şeytan ile Faust adında bir adamın anlaşması mevzu bahisken anlaşmanın detaylarının nelerden ibaret olduğunu, ne vaatler verildiğini öğrenmek istemem de bu kitabı okumamdaki diğer nedendir.

Faust adlı kitabın konusu: Kitabın kahramanı Faust’un Mephisto adlı ifrit (cin ya da şeytan) ile anlaşıp bir gezintiye çıkışını ve bu gezintide karşılaştıkları olaylar kitabın konusunu oluşturuyor. Faust’un âşık olduğu kadını elde etmek için Mephisto’yu kullanmasından savaş alanlarına, Yunan mitolojisindeki canavarlardan (Medusa gibi) Tanrı figürüne kadar uzanan olaylar söz konusudur.

Faust adlı kitabın kendi alanı içindeki yeri ve önemi: Klasik edebiyat tutkunu biri olarak kütüphanemde bulunmasını isteyeceğim kitaplar arasında olmasını istememin sebebi, kitabın kült bir eser olmasıdır. Aslında bir tiyatro oyunu olan bu eser bütün dünyada saygıyla karşılandığı için yeri ve önemi gayet farkındalık taşıyor dünya önünde. Felsefe Serisi alanında da belirtilen bu eser rahatlıkla belirtildiği adın hakkını veriyor. Öncelikle bu kitabı okumak için iyi bir Yunan Mitolojisi bilgisine sahip olmanızı tavsiye ederim. Çünkü çok Tanrı, yarı Tanrı, kahraman olarak adlandırılan karakterler mevcut. Her ne kadar kitap parantez içinde açıklasa da o kahramanların bakış açısını, hal ve hareketlerini daha kolay sezebilmek için iyi bir bilgi birikimi gerekli bence. Kendi içindeki önemi aslında burada ortaya çıkıyor. Her bir karakterin aslında bir geçmişi olduğu için Johann Von Goethe’nin de bilgi birikimi gayet gün yüzüne serilir vaziyette oluyor. Bu eser bu bilgi havuzuyla yeri ve önemini yüzüme çarpa çarpa anlatmış oldu böylelikle.

JOHANN WOLFGANG VON GOETHE: Doğum: 28 Ağustos 1749

                                                              Ölüm   : 22 Mart 1832, Weimar, Almanya

                                                              Oyunlar: Faust, Faust 2

 Dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri olan Johann Wolfgang von Goethe, yalnızca edebiyatla değil eğitim, doğa bilimleri ve felsefe de içinde olmak üzere pek çok konuyla yakından ilgilenmiştir.

Frankfurt am Main’de doğan Goethe’nin annesi, babası varlıklı ve aydın insanlardı. Evlerinde zengin bir kütüphane ve değerli bir resim koleksiyonu vardı. Wolfgang ve kız kardeşi Charlotte bu evde büyüdü. Aydınlanma Çağı’nın düşünceleriyle yetiştirilen Goethe küçük yaşta Fransızca, Latince ve Eski Yunanca öğrendi. O yıllarda Fransız işgali altında bulunan Frankfurt’ta sergilenen Fransız tiyatro topluluklarının oyunları küçük Wolfgang’ı çok etkiledi ve Fransız edebiyatına ilgi duymasına yol açtı.

18 yaşına gelince babasının isteğine uyarak hukuk öğrenimi için Leipzig’e gitti. Orada dönemin sanatçıları, edebiyatçıları ve arkeologlarıyla tanıştı. Eski Yunan sanatına hayranlığı bu sırada başladı. Gözlerini kullanmayı, bir insana ya da nesneye bakıp geçmek yerine, onu görüp tanımayı ve anlamayı öğrendi. Başladığı her işi en iyi biçimde yaparak sonuna kadar götürmek gibi bir özelliği vardı. Leipzig’e gittikten üç yıl sonra 1768’de ağır bir hastalıkla evine dönmek zorunda kaldı. Evde kaldığı iki yıl boyunca simya ve astroloji ile ilgilendi.

1774’te yazdığı ilk romanı Genç Werther’in Acıları (Die Leiden des jungen Werther) gerek anlatımı gerek duygularının coşkunluğu ve çağdaş gençliğin duygu ve düşüncelerini yansıtmaktaki başarısıyla evrensel bir üne kavuştu. Bu romanla Alman edebiyatında Coşkunluk Akımı olarak bilinen yeni bir çığır açıldı (bak. Alman Edebiyatı). Bu yıllarda ilahiler kısa ama özlü, pırıl pırıl şiirler yazdı.

Goethe 1775’te Weimar Dükü Karl August’un çağrısı üzerine Weimar’a gitti. Dükün özel elçilik danışmanı olarak maden ocaklarını ve sulama projelerini denetlemekten, küçük Weimar ordusunun askerlerinin üniformalarını seçmeye kadar her türlü işle uğraştı. Weimar’da tanışıp âşık olduğu Charlotte von Stein, Goethe’vi her yönden etkiledi. Ondan aldığı esinle çok güzel şiirler ve baladlar (bak. Balad) yazdı. İphigenie Tauris’ta (İphiginei ouf Tauris, 1787) ve Tarquato Tasso (1780-87) adlı yapıtlarındaki kadın kahramanlar, Charlotte von Stein den izler taşır.

Goethe, 1786’da Weimar’dan ansızın ayrılarak İtalya’ya gitti. İtalya onun için bir kaçış ve yeniden doğuştu. Duygusal ve sanatsal geçmişinden koparak kendini yenilemeye kararlıydı. İtalya’da ilk kez Eski Yunan ve Roma sanatını yakından tanıma olanağı buldu.

1794’te yazar Friedrich von Schiller‘le yaşamları boyu sürecek bir dostluk kurdu. Goethe ve Schiller’in dört cilt tutan mektupları Alman edebiyatının bu en verimli dönemine ışık tutar. Her iki yazar da dostluk yılları boyunca verdikleri ürünlerle. Alman edebiyatında Klasik Dönem’in önde gelenleri oldular. Goethe’nin 1770’te başlayarak yaşamının son yıllarına kadar yazmayı sürdürdüğü Faust adlı oyunu, yazarın başyapıtı sayılır.

1824’te ilk bölümü çıkan özyaşamöyküsünün ikinci bölümü Wilhelm Meister’in hat Yılları (Wilhelm Meisters Wanderjahre) 1829’da yayımlandı.

Goethe toplumsal ve teknolojik ilerlemeye, insanlık erdemlerini yadsımadan, doya doya yaşamaya yordu.

Goethe’nin Eserleri

Goethe toplumsal ve teknolojik ilerlemeye, insanlık erdemlerini yadsımadan doya doya yaşamaya inanıyordu. Kafka, Goethe’yi “hayat üzerine söylenebilecek olan her şeyi söyleyen biri” olarak tanımlamaktadır. Bununla, onun yapıtlarındaki ayrıntı fazlalığına ve felsefi derinliğe dikkat çekmektedir.

1771: Heidenröslein, şiir
1773: Prometheus, şiir
1773: Götz von Berlichingen, drama
1774: Genç Werther’in Acıları, roman
1774: Der König in Thule, şiir
1775: Stella, tragedya
1782: Der Erlkönig, şiir
1787: Iphigenie auf Tauris, drama
1786: Novella, öykü
1788: Egmont, drama
1790: Bitkilerin Metamorfozu, bilimsel deneme
1790: Torquato Tasso, drama
1790: Römische Elegien, şiir koleksiyonu
1793: Mainz Kuşatması, düz yazı
1794: Reineke Fuchs, fabl
1795: Das Märchen (Yeşil Yılan ve Güzel Lily), peri masalı
1794-95: Unterhaltungen deutscher Ausgewanderten, peri masalları içeren öykü Das Märchen
1795-96 (Friedrich Schiller ile ortak yapıt): Die Xenien, epigram toplaması
1796: Wilhelm Meisters Lehrjahre, roman
1797: Der Zauberlehrling, şiir; Fantasia Film tarafından animasyon haline getirilmiştir.
1798: Hermann ve Dorothea, destansı şiir
1798: Die Weissagungen des Bakis
1798/01: Propyläen, periyodik
1803: Die Natürliche Tochter, Fransız devrimi üzerine bölümler içeren oyun
1805: Winkelmann
1808: Faust, Dramanın ilk parçası
1809: Die Wahlverwandtschaften, roman
1810: Renklerin Teorisi, Bilimsel yazı
1811-1830: Aus Meinem Leben: Dichtung und Wahrheit, 4 parçalık otobiyografik çalışma
1813: Bulgu, şiir
1817: İtalya Seyahati, gezi yazısı
1819: Divan.
1821: Wilhelm Meisters Wanderjahre, oder Die Entsagenden (Wilhelm Meister’s Journeyman Years, or the Renunciants/Wilhelm Meister’s Travels), roman
1823: Marienbad Elegy, şiir
1832: Faust, drama
1832/33: Nachgelassene Schriften
1836: Goethe ile Sohbet

(https://www.turkedebiyati.org/goethe.html)

Johann Wolfgang Von Goethe’nin yazdığı Faust adlı kitabın Özeti: Kitabın ana kahramanı Faust, Mephisto adlı ifrit (şeytan,cin) ile tatmadığı zevkleri tatmak için anlaşma yapar. Bu anlaşma sonucunda âşık olduğu kızı elde etmek için şeytan ile türlü oyunlara girişir. Hatta sevdiği kızın kardeşinin öldürülmesi bile bu ikilinin başının altından çıkar. Mephisto adlı ifrit ile Yunan mitolojisindeki karakterlerin (Herkül, Hades, Medusa gibi) dahi yanına giden Faust, yarı tanrılar, tanrılar ile karşılaşır. Savaş bile görür. Gördüğü olaylardan etkilense bile artık hiçbir şeyin ona zarar veremeyeceğini Mephisto bile söyler.

Faust adlı kitabın yazıldığı hedef kitle: Bu kitabın yazıldığı hedef kitlenin aydın kesim olacağı konusundayım. Felsefe serisi adı altında olan bu oyunu anlamak için donanımlı hale gelmek, yunan mitolojisinden anlamak, felsefeyi derin bir şekilde anlamak gerekir. Kitapta parantez içinde karakterler hakkında bilgi verilse dahi derin bir bilgi gerekiyor. Herkesin bu kitabı anlaması gayet zor. Kendi açımdan da çok zorlandığı ve çoğu şeyi cahilliğimden dolayı anlamadığımı itiraf edeyim. O yüzden felsefeyle uğraşanlara yazılmış bir hedef kitle barındırdığını söyleyebilirim. Benim felsefeyle hiçbir alakam olmadığını da dipnot olarak ekleyeyim.

Faust adlı kitapta kullanılan dil: Bilinmeyen sözcükler mevcut. Lete, ifrit, cin ayağı, Eol harpı gibi mesela. Bu konuda kullanılan dil pek anlaşılmıyor. Okunması ve tam olarak anlaşılması için derin bir bilgiye sahip olmak gerek. 

Lete: Suyu içildiğinde insana geçmişini unutturan ırmak

İfrit: Cinlerin büyüklerinden ve inatçılarından biri

Cin ayağı: Bir şeyi, bir davranışı önleyeceği düşünülen tılsımlı işaret

Eol harpı: Rüzgarın tellerine çarpmasıyla ses veren bir harp olarak tanımlanan üç köşeli eski bir müzik aleti

Kitap Füsun Dikmen tarafından çevirilmiş olup gayet yerinde bir çevirmenlik yapılmıştır. Dilin anlaşılamamasının sebebi daha önce de belirttiğim üzere felsefi yaklaşım ve onun getirdiği derin bilgidir.

Faust adlı kitabın dış kapak tasarımı: Kitap dış kapak tasarımı sade ve gayet yerindedir. Çok renkli olmayışı eserin klasikliğini ve kültlüğünü korumuş.


Like it? Share with your friends!

2 shares
Batuhan Ulaş
Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olup şu an avukat olarak çalışıyorum. Mesleğimden ziyade edebiyata daha meraklıyım. Edebiyatın insanı insan yapan değerlerden biri olduğunu düşündüğüm için bu sitedeyim.

1 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. 18 yaş – 83 yaşlık hayat serüvenini ,
    yazarın 65 yılda idrak ettiğini ,umarım ilk okuyuşta edenler çok olur .😊

Send this to a friend