Dirimde Bir Ölüm


1

Dirimya Başkanı öldü. Halkın çok sevdiği ve her işiyle takdir toplamış olan Doruk Rıdvan dün gece geçirdiği kalp krizi sonucu hayata gözlerini kapattı. Dirimya’nın dört bir yanından insanlar ve başkent Dirim’in sakinleri bugün gerçekleşen cenaze töreninde bir araya geldi. Evet… Hepimizin başı sağ olsun.

Sözleriyle tamamladı Spiker sözlerini. “Akşam haberleri ne zaman eğlendirici oldu ki zaten.”  Diye içinden geçirdi Peren televizyonu kapatırken. Atıştıracak bir şeyler arayışı içerisinde mutfağa yollanırken Doruk Rıdvan’ı düşünüyordu. 63 yaş hayata gözlerini yummak için çok erken bir yaştı. Ama bir yandan da adam kalp hastasıydı. “Ama yine de… “Tamamlayamadı sözcükleri. Bunların tek sebebi bu sabah büroda masasının üstünde bulduğu nottu. “Doruk Rıdvan öldürüldü! Katili bulmalısın!”

Başta hiç kâle almadığı, gün boyunca aklının bir köşesinden dahi geçmeyen bu not şu an beyninin tam ortasına çivi gibi saplanmıştı. Durdu, düşündü… Eline aldığı üzüm salkımını didikliyordu bir yandan.  Acaba bu not sadece budalaca planlanmış bir oyun olabilir miydi? Belki de biri onu küçük düşürmeye çalışıyordu. Faraza bu notun peşine düşse yakaladığı ipin ucunda onunla dalga geçecek birini bulmayacağı ne malumdu?  “Geç hepsini” dedi kendi kendine. Peki ya gerçekse ve biri klasik bir filmi canlandırırcasına elinde kadehi, kahkahalarla insanlığı nasıl da kolay kandırdığını düşünüp eğleniyorsa?

2

Erkenden kalktı sabah.  Mum ışığı kızıllığındaki gün geceden koparken aslında çoktan kararını vermişti. Gördüğü ve pek de anlam veremediği rüya da bir bakıma bu kararda etkiliydi.  Evden çıkarken kafasında ufak bir plan oluşturmuştu. Önce büroya uğrayacak, birkaç işi halletmeye çalışacak ardından Doruk Bey’in eşiyle bir görüşme sağlamanın yollarını arayacaktı. Fakat herkesçe doğal bir ölüm olarak kabul edilen bu durum karşısında Neda Hanım’ı konuşmaya ikna etmek pek de basit olmayacaktı. Elindeki notu koz olarak kullanmayı düşünüyordu. Daha kendisini bile inandıramamışken nasıl bunu bir kanıt olarak sunacaktı? Henüz emin değildi. Ofisine girdiğinde radyoda ilerleyen ses yeni seçimlere kadar Başkan Yardımcısı Mahsa Nergis Hanım’ın Başbakan Vekili olarak göreve başladığından bahsediyordu. Radyo haberleri devam ederken içeriye giren memur Neda Hanım’ın kendisini bugün saat 6da kabul edebileceğini söyledi. Bu kadar kolay olmasını ummamıştı. Ama yaşadığı şaşkınlığı sonraya saklayacaktı. Şans ya da tesadüf olabilirdi. Her ne ise bundan yararlanmayı bilmesi gerekiyordu.

3

Neda Hanım’ın evinden çıkarken kafası allak bullak olmuştu. Yeni vefat etmiş eşinden çok rahat bahsedebilen kadının hali ürkütücüydü. Kendisinden elde edebileceği pek bir bilgi yoktu. Aynı zamanda bu küçük toplantıyı yeni başkan vekili Mahsa Hanım ve eşi Nevid Bey’in önünde gerçekleştirmek de can sıkıcıydı. Fakat eşinin öldürülmüş olduğunu hissettiğini söylemesi dehşete düşürmüştü Peren’i. Acaba cebinde muhafaza ettiği notu bu hanımefendi göndermiş olabilir miydi? Nottan bahsetmediği gibi bu soruyu da soramazdı. Ölüm nedenini tespit eden doktorla görüşmek istiyordu. Ama her ne kadar ilginçtir ki; adam bu sabah yurtdışı tatiline çıkmıştı. Şanssız bir günündeydi. Neye yarayacağına bilemeden Doruk Bey’in son raporlarının kopyasını aldı hastaneden. Kararsızdı. Belki de notu gönderenin peşine düşmeliydi.

Eve döndü ve yatağına uzandı. Bu akşam için ulaşabileceği tek ipucu internetten kalp krizine sebep olabilecek durumları araştırmaktı. Sigara, şeker, kolesterol vs.. Bilinen sebepler. Yine boşa kürek çekiyordu.  Bıraktı her şeyi. Komodinin üzerine bıraktığı kitabını alıp okumaya başladı. Kafa dağıtmaya ihtiyacı vardı ve şu an başka bir yol bulamıyordu.

“Selene’nin zehri gibiydi aşk. Kararında iyileştiren, fazlası sersemleten…”

Diyordu karakter. “Selene” diye düşündü. Yine kafasını dağıtamıyordu. Şu Selene’ye takılacak ne vardı ki… Diye düşünürken Doruk Bey’in raporlarını alıp yeniden karıştırdı. Evet, işte oradaydı. Selenyum. Neyin peşinde olduğunu bilemeden Google’a selenyum yazıp arattı. Gördükleri ağzının açık kalmasına yetmişti. 5 mg’dan biraz fazlası vücudu darmaduman edebilecekken Doruk Bey’in bedeninde bulunan miktar 50 mg idi. Cam, seramik, baskılama çözümleri, boya yapımında çok kullanılan bir element olduğunu okudu.  Sadece gözlerini kapatıp derin bir nefes çekerek emin olmak için bu sefer Neda Rıdvan ismini arattı.  Karşısına çıkan ilk başlıklardan biri geçen seneye aitti.

“Ünlü ressam Neda Rıdvan babasının vefatı üzerine cam fabrikasının başına geçti”

Bu ayrıntıyı doktor nasıl gözden kaçırırdı anlamıyordu. Anlamak da istemiyordu zaten. Kendisini yakalar yakalamaz nezarete tıkacaktı sonuçta. Gün ışımıştı artık. Doktorla olan işini sonra halledecekti. Şu an çok daha mühim bir işi vardı. Pervasızca açılan kapıdan içeri girdiği gibi belinden çıkardığı kelepçeyi salonun köşesinde oturan Neda Rıdvan’ın bileğine saplarcasına geçirdi. Dinlemeyecekti söyleyeceklerini ki dinlemedi de. Kendisini direkt nezarete götürdü. Bu işin içinden de çıktığına göre bu günü tatil ilan edip kendini ödüllendirebilirdi.

Dün yaşadıklarından sonra bu sabah kalktığında kendini dinç hissediyordu. Bir kahve hazırlamak üzere mutfağa girdiğinde mutfak penceresine yapıştırılmış kocaman bir kâğıt vardı.

“Salak, yanlış insanı tutukladın”

Sinirleri bozulmuştu. Olan her şeyden sonra bunu tamamen unutmuştu. İnceledi kâğıdı. Kayda değer bir ipucu bulamadı. Dünkü huzursuzluğu nüksetmişti. Kendisiyle dalga geçercesine böyle notlar yollayan hadsizin kim olduğunu bulacaktı. Ofisine gitti ve kamera kayıtlarını izledi. İlk notun geldiği sabah ile ilgili tüm kayıtlar silinmişti. Bakalım bu hadsiz ara koridorun kayıtlarını silebilecek kadar akıllı mı? Diye düşündü ve Bingo. Görüntüyü yakınlaştırdı. Siluetini gördüğü kişiyi iyi tanıyordu.

4

Görüntülerdeki memuru bulmak çok da zor olmamıştı. Ağzından laf almak da öyle. Fakat duyduğu isme inanamıyordu. Nevid Nergis. Tam da eşi Mahsa Hanım Başkan Vekili seçilmişken bu durum çok büyük skandal yaratabilirdi.  Genel Sekreter olarak partinin içinde bulunduğu pozisyon zaten alaşağı olacaktı. Rüşvetle bir memuru kullanıp not göndermek. Sinir bozucu. Ve de kayıp diye düşündü. Nevid Bey’in kapısından dönerken.  Kısa bir karakter profili çıkarmaya çalıştı nereye kaçabileceğini tahmin etmek için. Partinin Genel Sekreteri. Eski bir Felsefe Öğretmeni. Nazik ve naif bir insan. Eşi Mahsa Hanım’ın lider ruhuna tam da ters düşecek bir karakter… Bütün ulaşım yollarında durdurma kararı aldırmıştı zaten Nevid Bey için ama Peren daha basitini daha doğrusunu takip etme niyetindeydi.

Bahçeli evin kapısından içeri girdiğinde Nevid Bey’i kapının önünde otururken buldu. Gözlerinin içine bakıp sadece “Anlat” dedi Peren.

5

Nevid kapıdan içeri girerken Mahsa’nın tavrının değişikliği dikkatini çekti.  Elinde bulunan şişeye mana verememişti.  Soramazdı. Mahsa’nın çabuk sinirlenen bir yapısı vardı ve ani patlamalar Nevid’in ruhunu rahatsız ediyordu. Sormak yerine takip etmeye karar verdi. Yolda ilerlerken çok tedirgindi. İlk defa Mahsa’dan gizli bir iş yapıyordu. Ama onun gizli işler yapmasına seyirci kalamazdı. Az ileride bir kadınla buluştu Mahsa. Tanıyordu bu kadını. Doruk’un asistanı Gülşen. Duyabilmek için daha da yakınlaştı. Mahsa konuşmaktaydı. “Her zamanki dozu kahvesine karıştırarak vermeye devam et. Paranı alacaksın. Dert etme bunu.” Kanı donmuştu resmen. Koşar adım uzaklaştı oradan.

6

Dinlerken Peren’in de kanı donmuştu. “Neden bana direkt gelmedin” diye sordu. “Deli misin?” diye cevap verdi Nevid, “Mahsa öldürür beni.” “Neden ondan bu kadar korkuyorsun?” “Çok fazla sebep var. Ama bu olayla alakalı elimden ne geliyorsa yapabilmeliyim gibi geliyor. Top sende.” “Senden bu olayı televizyonda canlı yayında anlatmanı istiyorum. Koca Başkan Vekilini öylece tutuklayamam.” Nevid bir suskunluk sonrası cevap verdi. “Tamam, yapacağım.” “korkudan annesinin evine sığınan bir adam ne yapabilirse onu yapmaya çalışacağım” diye geçirdi aklından ufka bakarken.

S. Tuğba BEYCA


Beğendiniz mi? Lütfen paylaşın!

6 shares
Tuğba Beyca

Öz arayışını sürdürüyorken, yazma sevdasına tutulmuş; edebiyat ile felsefe arasında gidip gelen, sırtı doğuya dayalı-yüzü batıya dönük, bir filolog, edebiyat tutkunu, çırak filozof.

2 yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. 👌 çok iyi 👏👏👏 bence devamı gelmeli. Canlı yayın anını ve etkilerini merak ettim mesela😉

Send this to a friend